GÜNCEL

12 Eylül Darbesi Avrupa’da nasıl yankı buldu?

12.09.2026 10:13 Tarih 10 Mayıs 1979… Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Fransa’nın Strasbourg kentinde düzenlenen genel kurul toplantılarına Türkiye Cu

Ağrı
12 Eylül Darbesi Avrupa’da nasıl yankı buldu?

12.09.2026 10:13

Tarih 10 Mayıs 1979… Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Fransa’nın Strasbourg kentinde düzenlenen genel kurul toplantılarına Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit’i konuşmacı olarak davet etmişti. Nisan 1958-Nisan 1959 arasında AKPM üyeliği yapmış Ecevit, şimdi de AKPM’ye hitap edecek ilk Türk Başbakan olarak tarihe geçecekti.

Ecevit, genel kuruldaki uzun konuşmasında Avrupa Konseyi’ni, “Üye ülkelerin demokrasiye bağlılıklarının yaşayan abidesi” olarak tanımlayıp, gerek Türkiye gerekse Konsey açısından ilginç bir değerlendirme yaptı: “Demokrasinin neredeyse Avrupa Konseyi’yle aynı yaşta olduğu Türkiye, başlangıcından bu yana bu teşkilatın üyesi olmaktan gurur duymaktadır. Türkiye, gelişme aşamasında olup da demokrasinin son otuz yılda sürekli sağ kaldığı tek ülkedir. Gelişme aşamasında olmanın büyük zorluk ve engelleriyle boğuşan bir ülke için demokrasiyi yaşatmak ve demokrasiyle yaşamak kolay bir iş değildir... Türkiye’de demokratik süreç ve ilerlemenin inişli çıkışlı dönemleri olmuştur. Bu inişli dönemlerde, eko

Ecevit konuşmasının bir başka bölümünde ise “Türkiye’de demokrasi yaşamıştır ve yaşayacaktır, zira Türk toplumu artık geri dönüşü olmayan bir noktadadır ve halk alternatif bir rejime tahammül etmez. Kısa bir süre içinde sıkıyönetimi sona erdirebileceğimizi veya kapsam alanını azaltacağımızı da umuyorum” dedi.

Dedi ama bu dilek ve öngörüleri gerçekleşmedi; Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980’de bir kez daha yönetime el koydu. Bu darbe Türkiye’nin o tarihten sonra Avrupa ile ilişkilerinde onarılması zor sorunlar yaratacaktı. Avrupa ve dünyadaki siyasal konjonktür 1960 veya 1971 ile aynı değildi. İnsan hakları ve bireysel özgürlüklere saygı gerçek anlamda kültür haline gelmeye başlamıştı.

Avrupa Konseyi, Orta Avrupa ülkelerindeki insan hakları sorunlarını mercek altına almaya başlamış, Yunanistan Albaylar Cuntası’ndan sonra 1974’te Avrupa Konseyi ailesine geri dönmüş, Portekiz ve İspanya diktatörlüklerden kurtulup 1976 ve 1977’de Avrupa Konseyi’ne katılmışlardı. İletişim teknolojileri eskisi gibi değildi. Avrupa’da televizyon her eve girmişti. Dünyadaki gelişmeler hızla yayılıp, izlenmekteydi. Böyle bir ortamda 12 Eylül Darbesi Türkiye’nin 1949’dan bu yana üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin koridorlarında derhal yankı buldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri, 12 Eylül 1980’de yönetime el koydu.

AKPM Başkanı Henri de Koster darbe günü bildiri yayımlayıp, demokratik rejime bir an evvel geri dönülmesi temennisinde bulundu. AKPM’nin olağan genel kurul toplantıları 24 Eylül-2 Ekim arası yapılacaktı. Birçok AKPM üyesinin girişimi sonrası 30 Eylül ve 1 Ekim günleri “Türkiye’deki Durum” başlıklı bir genel kurul oturumu düzenlenmesi üzerinde mutabık kalındı. Oturum için AKPM Siyasi İşler Komisyonu rapor hazırlamakla, Avusturyalı Hıristiyan Demokrat parlamenter Ludwig Steiner ise raportörlük yapmakla görevlendirildi.

Darbe öncesi AKPM Türk heyetinde Cevdet Akçalı (AP), Muammer Aksoy (CHP), Uğur Alacakaptan (CHP), Hikmet Çetin (CHP), Halit Evliya (AP), Agâh Oktay Güner (MHP), Turan Güneş (CHP), Kemal Kaçar (AP), Temel Karamollaoğlu (MSP), Oral Karaosmanoğlu (AP), Besim Üstünel (CHP) ve Metin Toker (kontenjan senatörü) görev yapıyordu. Ortada TBMM kalmadığı için bu isimler artık parlamenter değildi. Ancak AKPM’deki yetki belgeleri Mayıs 1981’e kadar geçerliydi; hâlâ AKPM üyesiydiler.

Türkiye’de yönetime el koyan generaller AKPM genel kurul toplantılarına sadece heyet başkanı Cevdet Akçalı, AKPM Başkan Yardımcısı Turan Güneş, Besim Üstünel ve Metin Toker’in katılmasına izin vermişti. Neden sadece bu parlamenterlerin gönderildiği Avrupa Konseyi’nde merak uyandıracaktı. Türk parlamenterlerin işi kolay değildi ve olmayacaktı. Darbeyi ve generalleri doğrudan savunmaları söz konusu olamazdı. 27 Mayıs ve 12 Mart’ta hiçbir Türk parlamenterin Avrupa Konseyi platformunda cesaret edemediği gibi darbe aleyhinde konuşabilecekler miydi? Bu mümkündü ama olmadı. Türk parlamenterlerin tek misyonu vardı: Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden dışlanmasını engellemek. Bunu yaparken de darbe için

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/12-eylul-darbesi-avrupada-nasil-yanki-buldu

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI