Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirilen ödül törenine, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT yöneticileri, Türk ve dünya sinemasından önemli isimler ile çok sayıda davetli katıldı.
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı konuşmasında belgesellerin olup bitene tanıklık etmenin, bu tanıklık üzerinden insanlara sorumluluk yüklemenin, hakikat ve anlam arayışına katkı sunmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyledi.
Gözden kaçan, gizli kalan veya üzeri örtülen gerçeklerin izini sürerek toplumsal hafızayı besleyen güçlü bir anlatı biçimi olan belgeselciliğe ayrı bir ihtimam gösterdiklerini dile getiren Sobacı, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin en çok izlenen belgesel kanalı TRT Belgesel'in yanı sıra, ulusal ve uluslararası diğer kanallarımız ve uluslararası dijital platformumuz tabii için güçlü yapımlar üretiyoruz. Bu sayede hem üretimi destekliyor hem de belgeselciliğin gelişimine önemli katkılar sunuyoruz. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri de bu alana gösterdiğimiz ihtimamın en kıymetli tezahürlerinden biridir."
Bu yıl, TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri'ne 109 ülkeden 1409 başvuru yapıldığını belirten Sobacı, "Her yıl daha da artan bu ilgi ve sektöre yeni adım atan genç sinemacılardan usta yönetmenlere kadar uzanan katılımcı çeşitliliğimiz, festivalimizin dünya belgeselciliği açısından bir referans noktası haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası Filmler Kategorisi'nde 1035, Ulusal Profesyonel Kategorisinde 100, Ulusal Öğrenci Filmleri Kategorisi'nde 107 film ve TRT'nin desteğini almak isteyen 167 proje, alanında yetkin ve birbirinden kıymetli jüri üyelerimiz tarafından titizlikle değerlendirildi." şeklinde konuştu.
Festival kapsamında gerçekleştirilen etkinliklere ilişkin bilgiler paylaşan Sobacı, ödüle layık görülen belgeselcileri tebrik ederek emekleri için teşekkür etti.
Bu yılki mottonun "Cesur Ol, İz Bırak" olarak belirlenme sebeplerinden birinin belgeselciliğin doğasına atıfta bulunmak olduğuna işaret eden Sobacı, "Çünkü belgeselcilik, özünde bir cesaret işidir. Gölgelenmek istenen gerçekleri görünür kılmak, konuşulmayanı dile getirmek ve tartışılmayanı tartışmaya açmak, cesaret gerektirir. Festivalimizin açılışını da, böylesi bir cesaretten neşet eden 'Gökkuşağı Faşizmi' belgeselimizle gerçekleştirdik." değerlendirmesini yaptı.
Mehmet Zahid Sobacı, özel seçkide yer alan "Gazze: Saldırı Altındaki Doktorlar", "Hasan'la Gazze'de" ve "Milyonda Bir" ile Gazze'deki soykırımın ve Suriye İç Savaşı'nın gölgesindeki hayatlara insan hikayeleri üzerinden tanıklık ettiklerini, "Amerikalı Doktor", "Umut Evi", "Adalet Aranıyor" ve "Yurt" belgeselleriyle savaş, çatışma ve zorunlu göç gibi krizlerin insanlığı manevi ve maddi olarak sürüklediği felakete yakından baktıklarını kaydetti.
"Gerçek Ötesi" ile artık gerçeğin değil onun kopyalarının hüküm sürdüğü bir çağın belgelenişine şahitlik ettiklerini anlatan Sobacı, "Hafta boyunca yoğun bir ilgiyle takip edilen yapımlar arasında, milletlerin iradesini hiçe sayan darbeci zihniyete dikkat çeken filmler de vardı. Bunlardan 'Dünyayı Darp Edenler' ile farklı ülkelerde seçilmiş hükümetlere karşı yapılan darbelerin karanlıkta kalan yanlarının gün yüzüne çıkışını izleme imkanı bulduk. Festivalimiz kapsamında prömiyerini gerçekleştiren 'Kader Bağı'yla ise yakın tarihimizin en hayati dönüm noktalarından olan 15 Temmuz 2016 gecesine gittik." dedi.
Festival temasının "Cesur Ol, İz Bırak" olarak belirlenmesinin en önemli sebeplerinden birinin de 15 Temmuz kahramanlarını yad etmek olduğunu vurgulayan Sobacı, şunları kaydetti: