Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuşan Kerkez, bir devleti güçlü kılanın vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güven olduğunu bildirdi.
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, insanlığın geçmişten bugüne adaleti aradığını dile getirerek, "Adalet bugüne kadar haksızlığa uğrayanların hak arama mücadelesinde şekillenmiştir. Bugün itibarıyla adalet duygusu herkesin vicdanında tecelli etmeli, adaletin gerçekleşmesi için kimsenin haksızlığa uğramasına ihtiyaç duyulmamalıdır." ifadelerini kullandı.
Hakimlerin bağımsız ve tarafsız olma yetkilerinin, sorumluluklarının bulunduğunu vurgulayan Kerkez, verilen bir kararın da gerekçesiyle birlikte bütünlük kazanacağını ifade etti. Kerkez, hakimlerin zaman yönetimini çok iyi yapması gerektiğini belirterek, "Geciken adalet, adalet değildir." dedi.
Bilgi teknolojileri alanında son dönemlerdeki gelişmelerden yargının da etkilendiğini aktaran Kerkez, Türkiye'de yargının çeşitli uygulamalar aracılığıyla teknolojinin adaletin hizmetine sunulduğunu bildirdi.
Kerkez, yapay zekanın milyonlarca kararın taranmasına imkan tanıdığını ve kolaylık sağladığını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Teknoloji ilerledikçe hukuk sisteminin güvenceleri ve kontrol mekanizmaları da gelişmek zorundadır. Yapay zeka destekli sistemlerin hangi verilerle çalıştığının bilinmesi, bu sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması, kişisel verilerin korunması ve temel hakların gözetilmesi elzemdir. Yani teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalıdır. Çünkü, teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Veri sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararları bulabilir ama vicdani kanaat oluşturamaz. Teknolojiden insan unsuruna, yargılamanın süresinden adalete erişime kadar bütün bu meseleler aslında aynı temel arayışın parçasıdır. O da daha güçlü, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sist
Yargıtay Başkanı Kerkez, vatandaşların yararına kanun çıkarmanın yanında bu kanunların herkese eşit şekilde uygulanmasının önemine değinerek, "Hukuki güvenlilik ve belirlilik yalnızca kanunların açık olmasıyla değil, aynı hukuk kurallarının benzer olaylarda istikrarlı ve öngörülebilir biçimde anlam kazanır." dedi.
Yargıtay olarak, içtihat birliği sağlanması adına çalıştaylar düzenlediklerini anlatan Kerkez, bunlardan birinin de deprem davalarına ilişkin olduğunu söyledi.
Hakim ve savcıların omuzlarında ağır bir yük taşıdığını belirten Kerkez, "Makam değişebilir, yetki genişleyebilir ancak Türk milleti adına taşıdığımız bu sorumluluğun ağırlığı hiçbir zaman değişmez. Mesleğimizde alışkanlık dikkatin yerini alamaz, tecrübe de özeni azaltamaz." diye konuştu.
Kerkez, hakimlik mesleğinin hakkın, emanetin ve sorumluluğun makamı olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Bu makam için liyakat gerekir, ahlak gerekir, öngörü gerekir, cesaret gerekir, sabır gerekir, sağduyu gerekir ve bunların yanında tevazu gerekir. Çünkü bir hakim ne kadar güçlü yetkilere sahipse o yetkileri kullanırken o kadar ölçülü olması gerekir." ifadelerini kullandı.