Çanakkale Savaşları'nda gösterdikleri kahramanlıkla adını tarihe altın harflerle yazdıran 57. Piyade Alayı anısına yaptırılan şehitlik, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yürütülen bakım ve onarım çalışmaları sonrası 18 Mart'ta ziyarete açılacak.
Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan Gelibolu Yarımadası'nda canlarını ortaya koyarak düşmanın üzerine yürüyen ve adını tarihe "kahraman birlik" olarak altın harflerle yazdıran 19. Tümen'e bağlı 57. Piyade Alayı, Türk milletinin kalbinde yaşıyor.
Yarbay Hüseyin Avni Bey tarafından kumanda edilen 19. Tümen'e bağlı 57. Alay, yabancı kuvvetlerin ilk çıkarma gününde Arıburnu Cephesi'nde ilerleyen ve Anzak askerlerini karşılayarak geri püskürten Türk kuvveti oldu. Bu cephede ilk kez 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in önderlik ve cesaret vasıfları ortaya çıktı.
Kahraman 57. Alay anısına Mimar Nejat Dinçel tarafından tasarlanan 57. Alay Şehitliği ve Anıtı, 1992'de Kültür ve Turizm Bakanlığınca Kabatepe-Conkbayırı yolu kenarında, Kılıçbayır'ın güney ucunda inşa edildi.
Şadırvan, açık namazgah, ana mezarlık ve anıttan oluşan 57. Alay Şehitliği'nde Selçuklu ve Osmanlı kervansaraylarında kullanılan "Kevser taşı" kullanıldı.
Türkiye'nin en yaşlı Çanakkale Savaşı gazisiyken 10 Eylül 1994'te, 108 yaşında vefat eden Hüseyin Kaçmaz'ın bronzdan yapılmış bir heykelini de barındıran şehitliğin anıt tabanını oluşturan kuzey duvarının üstünde, 57. Alay şehitlerinin isimlerinin yazdığı mermer plakalar bulunuyor.
Şehitliğin zamanla yıpranan kısımları için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca başlatılan bakım ve onarım çalışmalarında sona gelindi.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından şehitliğin 18 Mart'ta ziyarete açılması planlanıyor.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmal Kaşdemir, AA muhabirine, Çanakkale Kara Muharebelerinde 57. Alay'ın katkısının herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğunu söyledi.
Kaşdemir, 57. Alay'ın kahraman neferlerinin ve şehit komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey'in hatıralarını yaşatmak üzere inşa edilen anıt ve şehitliğin, coğrafi şartlar ve iklim koşullarıyla bozulmalar yaşadığını anlatarak, şöyle konuştu: