Bu yıl 3-7 Haziran arasında altıncısı düzenlenecek festival, yapay zeka, nörobilim, robotik sistemler, veri ekolojisi, biyosanat, ışık enstalasyonları ve sürükleyici görsel-işitsel performanslar aracılığıyla çağın önemli sorularını sanat üzerinden tartışmaya açacak.
Festival, yalnızca teknolojik yenilikleri sergileyen bir etkinlik değil, aynı zamanda insanlık, bilinç, doğa ve geleceğe dair derin düşünsel alanlar açan uluslararası bir buluşma noktası olmayı hedefliyor.
Festivalin öne çıkan işlerinden "Mental Garden", ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor.
"SYMBIONT" çalışması, insan ve teknolojiyi birbirine bağımlı iki yaşam formu olarak ele alıyor. İzleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkaran çalışma, dijital strüktür ile insan varlığını aynı nefes içinde buluşturarak "ontolojik tamamlanma" fikrine odaklanıyor.
Festival kapsamında yer alan "Neural Nectar", arıcılık, robotik ve yapay zekayı aynı potada eriterek insan bilişini dijital ekosistemde bir "nektar" metaforu üzerinden yeniden yorumluyor. Balmumu beyin heykelleri, video ve robotik sistemlerle birleşirken, insanın teknolojiyle kurduğu ilişkiye dair farklı bir atmosfer oluşturuyor.
"d.memo" adlı çalışma ise REM uykusu estetiği üzerinden hafıza, kimlik ve dijital aktarım süreçlerini araştırıyor. Hipergerçekçi heykel, animatronik sistemler ve projeksiyon teknolojileriyle şekillenen eser, insan bilincinin teknoloji aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini sorguluyor.
İklim krizi ve ekolojik yıkım da festivalin önemli temaları arasında bulunuyor. Brenva Glacier'ın eriyişini deneyimleten sürükleyici enstalasyon, iklim eyleminin aciliyetini fiziksel bir hisse dönüştürüyor.
"Computational Compost" ise veri depolamanın çevresel etkilerini sorgulayarak, dijital kültürün görünmeyen ekolojik maliyetlerine dikkati çekiyor.
Doğa ile teknolojinin sınırlarını bulanıklaştıran "Seedlings", toprağa yerleştirilmiş hoparlörler ve mikrotonal ses frekansları aracılığıyla bitkiler arasında biyosonik bir iletişim ağı kurarken, "Planatorium" isimli yerleştirme, bitkileri bir yoğun bakım ünitesinde yaşatmaya çalışan mekanik sistemle insan-doğa ilişkisindeki kırılmayı ele alıyor.
Festivalde ayrıca artırılmış gerçeklik, holografik projeksiyon ve çok kanallı ses tasarımlarını bir araya getiren "The Pond", yapay süper zekanın biyomekanik bir tahayyülü olan "T.A.H.I.R.A - 108", ışık, hareket ve ses arasında yaşayan bir organizma gibi davranan "Array Afterglow" ve fizik, titreşim ve kozmoloji arasında görsel bir köprü kuran Michela Pelusio'nun performansı "SpaceTime Helix" izleyicilerle buluşacak.