AA Atölye'de düzenlenen ve AA Stratejik İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Hazal Duran'ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumun konuğu, yazar ve senarist Tarık Tufan oldu.
Oturumda, Tufan'ın edebiyat anlayışı, "Gece Açan Çiçekler" romanının ortaya çıkış süreci, eserdeki iki farklı zaman dilimi, karakterler ve İstanbul'un değişen yüzünün konaklar üzerinden anlatımı üzerine değerlendirmeler paylaşıldı.
Romanın Türk roman geleneğiyle kurduğu ilişkiye değinen Tufan, "Gece Açan Çiçekler"in üslup, karakter ve ele aldığı meseleler bakımından özellikle Cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki roman geleneğiyle yakınlık taşıdığını söyledi.
Tufan, çocukluğunun Zeyrek, Süleymaniye ve Vefa çevresinde geçtiğini, romandaki konakları İstanbul'un değişim ve dönüşümünü anlatan bir metafor olarak kullandığını belirterek, "Türk romanında mecaz olarak epeyce yer tutan bu konaklara selam vermek, artık onlarla vedalaşmak, hikayemizde onlara son bir yer ayırmak, İstanbul'un değişen, dönüşen yüzünü o konaklar üzerinden okumak ve bir ailenin kendi iç çekişlerini ve iç çekişmelerini o konak üzerinden anlatmak istedim." dedi.
Romanda öne çıkan sevgisizlik temasına değinen Tufan, yaşanılan çağın ruhunun insanların kişisel hayatlarını da etkilediğini, bu çağın belirgin unsurlarından birinin yalnızlık olduğunu söyledi.
İletişim imkanlarının arttığı bir dönemde yalnızlığın da derinleştiğini belirten Tufan, rekabet duygusunun iş hayatının ötesine geçerek aile ilişkilerine kadar yayıldığını, bunun da sevgi, şefkat ve paylaşma gibi duyguları zayıflattığını ifade etti.
AA İdari ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru, Tufan'a, Anadolu Ajansı (AA) ve Filistin Akademik Düşünce Platformu mensubu akademisyen ve araştırmacılar tarafından hazırlanan "Filistin Sözlüğü" kitabını hediye etti.
Kitap Kulübü, her ay belirlenen bir edebiyat eserinin hem edebi hem de sinemasal yönleriyle derinlemesine ele alındığı bir söyleşi serisi olarak gerçekleştiriliyor.
Etkinliklerde, alanında uzman yazarlar, eleştirmenler ve akademisyenler konuk edilerek eserin içeriği, temaları, karakter yapısı ve dönemin toplumsal bağlamı birlikte tartışılıyor.
Katılımcılar, yalnızca dinleyici değil, aynı zamanda aktif birer tartışmacı olarak sürece dahil olabiliyor.