AA Yayınları Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kanıt (The Evidence), Tanık (The Witness) ve Sanık (The Perpetrator) kitaplarından oluşan Gazze Üçlemesi, İsrail yönetiminin Gazze'de işlediği suçları Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü kapsamındaki deliller, tanıklıklar ve uluslararası hukuk kararları çerçevesinde belgeliyor.
Gazze'de yaşanan soykırım trajedisini dünya gündemine taşımada önemli bir rol üstlenen bu üçlemeye artık "https://gazatrilogy.com/tr" internet sitesinden dijital olarak ulaşılabilecek.
Kanıt, İsrail ordusunun Gazze'deki soykırımını AA'nın sahadaki habercilerinin sarsıcı fotoğraf ve görüntülerinden oluşan somut delillerle belgeliyor. İsrail yönetiminin suç kaydını ortaya koyuyor.
10. baskısı çıkan Kanıt'ta, Başbakan Netanyahu yönetimindeki İsrail ordusunun Ekim 2023'te başlattığı Gazze saldırılarının, 1948'deki Büyük Felaket'ten (Nekbe) bu yana tanık olunan en büyük yıkıma ve can kaybına yol açtığı, aralıksız devam eden saldırılar sırasında uluslararası hukuk ilkeleri ve savaş hukuku prensiplerinin birçok kez ihlal edildiği belirtildi.
Kanıt, uluslararası toplumda tepkiyle karşılanan bu ihlallerin titiz bir dökümünün yapılması ve küresel ölçekte takip edilmesi kararlılığıyla oluştu.
İçeriği, Gazze Şeridi'nde çok zor şartlar altında fedakarca görev yapan AA muhabirlerinin haberleri ve fotoğrafları ile şekillenen Kanıt, bir yönüyle Gazze'de yaşananlara dair, aksi halde dünyanın hiçbir şekilde haberdar olamayacağı ilk elden tanıklıklar sunuyor, bir yönüyle de Netanyahu yönetiminin işlediği suçlara karşı uluslararası platformlardaki adalet arayışlarına kılavuzluk edecek referans çalışma niteliği taşıyor.
Tanık, İsrail yönetiminin soykırımını birinci elden şahitlikler aracılığıyla kayıt altına alıyor. Soykırımın unutturulmaması için tarihe tanıklık ediyor.
4. kez baskıya giren Tanık ise Binyamin Netanyahu yönetiminin Gazze Şeridi'nde artık soykırım düzeyine varan savaş suçlarına karşı uluslararası platformlardaki adalet arayışlarına temel teşkil eden Kanıt'ın ardındaki insan hikayelerine odaklanıyor.
Gece gündüz kesintisiz şiddete maruz kalan, hastanelerden yardım kuruluşlarına, mülteci kamplarından sınır noktalarına kadar sığındıkları her yerde hedef alınan, kitlesel açlığa mahkum edilen Gazzelilerin tanıklıkları Netanyahu yönetiminin suç sicilini sergiliyor.
Büyük ölçüde Filistinli ve Türk gazetecilerin, kısmen de savaş şartlarında ulaşılabilen toplumun farklı kesimlerinden fertlerin şahitlikleriyle şekillenen Tanık, bir yönüyle de bu trajediye engel olmak bir yana onu görmezden gelen, hatta siyasi koruma sağlayan çevreler adına bir utanç tablosunu çerçeveliyor.