Von der Leyen, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Estonya Cumhurbaşkanı Alar Karis ve Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Baltık ülkelerinde yaşananların "izole olaylar olmadığını" vurgulayan von der Leyen, "Bu, Rusya’nın demokratik toplumlarımızı istikrarsızlaştırmaya yönelik kasıtlı stratejisidir." dedi.
Von der Leyen, Rusya’nın daha önce göçmenleri araçsallaştırarak sınırdan geçirmeye çalıştığını anımsatarak, "Ukrayna’daki savaş alanlarında olduğu gibi Rusya burada da başarısız oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
Baltık halkının "sakinlik ve sorumlulukla" hareket ettiğini söyleyen von der Leyen, Avrupa’nın Estonya, Letonya ve Litvanya ile tam dayanışma içinde olduğunu dile getirdi.
Von der Leyen, Baltık ülkelerine "SAFE" programı kapsamında ilave 12 milyar avro kaynak sağlanacağını belirterek, Litvanya’nın planının imzalandığını, Estonya ve Letonya ile de anlaşma yapmaya hazır olduklarını söyledi.
AB’nin Avrupa Hazırlık Bölgeleri kapsamında Doğu Kanadı Gözetleme Sistemi ve Avrupa Hava Kalkanı dahil 16 yeni projeyi seçtiğini aktaran von der Leyen, Baltık şirketlerinin siber savunma ve dron karşıtı sistemlerdeki katkılarının Avrupa için önemli olduğunu ifade etti.
Von der Leyen, uyum fonlarının ilk kez savunma harcamalarına açıldığını ve Baltık ülkelerinde savunma hazırlıkları, sınır gözetimi ve ekonomik güvenlik için 1,5 milyar avronun yeniden yönlendirildiğini bildirdi.
Mevcut olayların güvenlik açıklarını ortaya çıkardığına işaret eden von der Leyen, hazırlıklı olmanın toplumsal dayanıklılık, ekonomi politikaları ve güvenlik mimarisinin temel ilkesi olması gerektiğinin altını çizdi.
Von der Leyen, Avrupa’nın doğu sınırındaki ülkelerin bugün yaşadıklarının yarın Avrupa’nın geri kalanında da görülebileceğine, ortak alarm sistemleri ve sınır ötesi koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Doğu Kanadı Gözetleme Sistemi’nin Avrupa güvenlik mimarisinin temel unsurlarından biri olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, ulusal sistemlerin Copernicus ve Galileo programlarıyla daha iyi entegre edilmesinin bilgi paylaşımı ve erken uyarı kapasitesini artıracağını dile getirdi.