Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Akdeniz'den sorumlu üyesi Dubravka Suica, AB'ye aday ülke Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kavşağındaki jeostratejik konumuna dikkati çekerek, "Türkiye, AB'nin, Güney Kafkasya ve Orta Asya'yı birbirine bağlamayı amaçlayan 'bölgesel bağlantısallık gündemi'nde önemli bir ortak." ifadesini kullandı.
Suica, Ankara'daki temaslarının ardından AA muhabirine yazılı değerlendirmelerde bulundu.
AB Komisyonunda bu görevi ilk kez üstlenen Suica, "Akdeniz'den sorumlu ilk Komisyon üyesi olarak atanmam, AB'nin ortaklıklarımızı güçlendirme ve Akdeniz ile Körfez'e daha odaklı bir yaklaşım sergileme arzusunu vurguluyor. Zira portföyüm Körfez'i de kapsıyor." ifadesini kullandı.
Güçlendirilmiş bir Akdeniz ortaklığının Avrupa için stratejik bir zorunluluk olduğunun altını çizen Suica, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından "insan merkezli bir gündem üzerinde çalışmak ve ortak değerlere ve diyaloğa dayalı ortaklıklar geliştirmek, iyi yönetişimi desteklemek ve karşılıklı çıkar alanlarına odaklanmak"la görevlendirildiğini belirtti.
Suica, bu hedeflerle AB, üye ülkeleri ve Akdeniz'in güneyindeki partnerleri arasında "Ortak Akdeniz Alanı" oluşturmak için Akdeniz Paktı'nı başlattıklarını bildirerek Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki çeşitli ortaklarla stratejik ve kapsamlı anlaşmalar yoluyla ülkelerle ikili ilişkileri güçlendirirken Körfez ülkeleriyle stratejik ortaklık anlaşmaları müzakere etmeyi hedeflediklerini aktardı.
Suica, AB aday ülkesi Türkiye'nin Birlik için önemli bir ortak olduğunu belirterek "Günümüzün hızla değişen küresel bağlamında, daha güçlü, güvene dayalı bir ortaklık her iki taraf için de açık bir kazan-kazan durumudur. Türkiye, Orta Doğu'da önemli bir rol oynuyor. Bu istikrarsız bölgede istikrarı sağlamak için birlikte çalışmamız ve işbirliğimizi daha da derinleştirmemiz önemlidir." değerlendirmesini yaptı.
Akdeniz Paktı'nın bu amaç için uygun platformu sağladığını dile getiren Suica, bu konuyu Türkiye'deki temasları sırasında muhataplarıyla görüştüğünü bildirdi.
"Türkiye, 'Üçlü İşbirliği' yoluyla, Paktın üç sütununda ortak çıkarlara yönelik farklı girişimlerin bir parçası olabilir. Özellikle ekonomik kalkınma, bağlantısallık ve enerji ile ilgili girişimlerde potansiyel görüyorum." diyen Suica, Körfez ve İran odaklı gelişmeler ile Suriye ve Gazze'deki durum da dahil olmak üzere birlikte çalışılması gereken başlıca alanları temasları sırasında ele aldığına dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kavşağındaki jeostratejik konumu, onu bağlantısallık açısından önemli bir ortak haline getiriyor. Son yıllarda, bunu ortak bir stratejik öncelik olarak kabul ederek, Türkiye ve AB arasındaki ulaşım ve bağlantı bağlarını güçlendirme çabalarını aktif olarak destekledik. Önemli bir örnek, İstanbul'u AB sınırına bağlayan Halkalı-Kapıkule demir yolu hattıdır. AB'nin dış finansman araçları kapsamında sağlanan en büyük tek hibe olmaya devam ediyor ve Trans-Hazar Ulaşım Koridoru'nun kritik bir bileşeni. Türkiye, AB'nin, Güney Kafkasya ve Orta Asya'yı birbirine bağlamayı amaçlayan 'bölgesel bağlantısallık gündemi'nde önemli bir ortak. Bunun ötesinde, Türkiye
AB Komisyonu için son yıllarda kritik önem arz eden "bağlantısallığın", tek bir koridor değil, bir ağ anlamına geldiğine işaret eden Suica, "Mevcut aksaklıklar ortamında bu, işbirliğimizi derinleştirmenin önemini vurguluyor. Karadeniz stratejisi gibi mevcut çerçevelere dayanarak, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir bağlantıya odaklanarak Türkiye ile ortaklığımızı daha da güçlendirme potansiyeli görüyoruz." mesajını verdi.