Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Paris’te SciencesPo Uluslararası İlişkiler Okulu’nda yaptığı konuşmada, küresel sistemin giderek artan bir düzensizlik sürecine girdiğini belirtti.
Mevcut durumun 2 temel eğilimden kaynaklandığını aktaran Costa, birinci eğilimin uluslararası ilişkilerde gücün, hukukun önüne geçtiğini, uluslararası hukukun giderek daha fazla ihlal edildiğini dile getirdi.
Costa, ikinci eğilimin çok kutupluluğun güçlenmesi olduğuna işaret ederek, orta ölçekli güçlerin uluslararası sistemde daha fazla rol üstlenme arayışında olduğunu, yükselen ekonomilerin de kapasite, özgüven ve etki alanlarını sürekli genişlettiğini anlattı.
Bu iki gelişmenin birlikte AB açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Costa, Avrupa’nın kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam etmesinin temel bir çıkar olduğunun altını çizdi.
Costa, kurallar ve işbirliğinin zayıflamasının küresel çatışmaları beraberinde getirdiğine vurgu yaparak, Ukrayna’daki savaş, Orta Doğu’daki çatışmalar, Gazze’deki insani kriz ve Sudan’daki savaşın bu durumun somut örnekleri olduğunu belirtti.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına değinen Costa, AB’nin Kiev’e siyasi, mali, diplomatik ve askeri desteğinin süreceğini, bunun adil ve kalıcı barış sağlanana kadar devam edeceğini ifade etti.
Costa, Orta Doğu’daki gelişmeler konusunda ise gerilimin düşürülmesi, tarafların azami itidal göstermesi ve uluslararası hukuka tam uyum sağlanması gerektiğini vurguladı.
İran’ın bölgedeki askeri eylemlerini eleştiren Costa, bu saldırıların ayrım gözetmeyen nitelikte olduğunu söyledi ve olayları kınadı.
Costa, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine de dikkati çekerek, deniz ticaretinin serbestliği ilkesine saygı gösterilmesi gerektiğini ve bu özgürlüğü tehdit eden girişimlerin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Çok taraflılığın güçlendirilmesinde ortaklıkların önemine işaret eden Costa, Birleşmiş Milletler’in (BM) uluslararası sistemde merkezi rolünü koruduğunu ve reform ihtiyacı bulunsa da yerinin doldurulamayacağını belirtti.