ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan Orta Doğu’daki askeri gerilim, karşılıklı misillemelerle devam ediyor. Bu durum başta küresel enerji piyasalarında artışa ve tedarik zincirlerinde kesintilere neden olurken AB’de tarımsal üretim maliyetlerini de artırıyor.
AB'de toplam 9,1 milyon çiftlik bulunuyor. Bu sektördeki çeşitli faaliyetlerde yaklaşık 17 milyon kişi çalışıyor.
Tarımı hayati bir sektör olarak gören AB ülkeleri, bu alana Ortak Tarım Politikası (CAP) aracılığıyla önemli ölçüde kaynak sağlıyor.
Çiftçiler, doğrudan destekler, kırsal kalkınma, iklim eylemi ve doğal kaynak yönetimi için çeşitli program ve imkanlardan faydalanıyor.
Mevcut AB bütçesi kapsamında çiftçilere yılda yaklaşık 38 milyar avro doğrudan ödeme, 13 milyar avro civarında kırsal kalkınma desteği ve 3 milyar avroya yakın ürün desteği veriliyor.
Mazot, elektrik ve doğal gaz gibi enerji girdilerine yüksek bağımlılığı olan tarım sektöründe bu ürünlerin fiyatlarındaki artış doğrudan üretim maliyetlerine yansıyor.
Halihazırda petrol fiyatları, İran’daki gerginliğin tırmanmasından önceki seviyelere göre yüzde 40, doğal gaz fiyatları ise Avrupa'da en fazla derinliğe sahip Hollanda merkezli doğal gaz ticaret noktası TTF'de yaklaşık yüzde 80 daha yüksek seviyede bulunuyor.
Petrol fiyatlarındaki artış, Avrupa’da çiftçiler için vazgeçilmez olan mazot fiyatlarını da yukarı taşıdı. Üye ülkeler arasında uygulanan vergiler nedeniyle farklılıklar bulunsa da gerilim öncesinde AB genelinde dizelin ortalama fiyatı 1,59 avro düzeyindeyken bu rakam 1,95 avroya çıktı. Yaklaşık yüzde 23’lük bu artış, çiftçilerin maliyetlerini önemli ölçüde yükseltti.
Özellikle sulama, seracılık ve mekanizasyon yoğun üretim yapan çiftçiler, artan enerji maliyetlerinden ciddi şekilde etkileniyor.
Gübre piyasası, artan enerji fiyatları ile tedarik kesintisinin bir araya geldiği "çifte krizle" karşı karşıya kaldı. Bu sıkıntıların, tarımda temel gübreleme dönemlerinden biri olan ilkbahar başındaki uyanış sürecinde yaşanması durumu daha da zorlaştırdı.