ABD'de Cumhuriyetçilerin önemli isimlerinden eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, 2 Mart'ta verdiği demeçte, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında sosyal medyada doğrudan net bir değerlendirmede bulunmayan Vance'e ilişkin "JD Vance nerede?" ifadelerini kullandı.
Söz konusu demeçten sonra Vance, Fox News'e yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik adımlarını savunarak, bu durumun Afganistan ve Irak savaşlarından farklı olduğunu öne sürdü.
Seçim sürecinde ve öncesinde ABD’nin Orta Doğu’daki "bitmek bilmeyen savaşlara" dahil olmasına karşı çıkan Vance, İran’a yönelik saldırılarla ilgili kamuoyuna doğrudan açıklama yapmaktan kaçınıyor, söylemlerini ABD Başkanı Trump’a atıfla sınırlaması ise siyasi hesaplara ilişkin tartışmalara yol açtı.
Vance'in saldırılara ilişkin kamuoyu önünde "temkinli" bir dil kullanması, Başkan Yardımcısının kendi siyasi geleceğini korumaya yönelik bir tutum içinde olup olmadığı ya da Trump ile gerçek bir görüş ayrılığı yaşayıp yaşamadığı konusunda merak uyandırdı.
ABD basınında Vance'in İran'a yönelik saldırılara "karşı çıktığı" öne sürülürken, Beyaz Saray, Trump ile Vance arasında görüş ayrılığı olduğu yönündeki iddiaları redederek başkanın ulusal güvenlik ekibinden farklı görüşleri dinleyerek karar verdiğini vurguladı.
Trump ise, konuya ilişkin gazetecilere verdiği bir demeçte, "Vance, felsefi açıdan benden biraz farklıydı diyebilirim. Sanırım gitme konusunda o kadar hevesli değildi ama yine de oldukça hevesliydi." ifadelerini kullandı.
Politico'nun iki üst düzey yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD'nin yurt dışındaki müdahalelerine uzun süredir mesafeli duran Vance'in, İran'a yönelik saldırı kararı öncesi söz konusu duruma da şüpheyle yaklaştığı öne sürüldü.
Haberde, ismini belirtmek istemeyen bir Beyaz Saray yetkilisinin, Vance'in İran'a yönelik saldırılara "şüpheyle yaklaştığını", "karşı çıktığını" ve söz konusu saldırıların "başarılı olacağından endişe duyduğunu" belirttiği aktarıldı.
Vance'in geçmişte de ABD'nin askeri müdahalelerine yönelik eleştirel bir tutum sergilediği vurgulanan haberde, diğer yetkilinin ise "Onun görevi, başkana ve yönetime olabileceklerin tüm yönlerini farklı açılardan sunmak ve o da bunu yapıyor." ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Haberde ayrıca, ABD’nin Husiler’e yönelik saldırıları sırasında, 2025’te Vance’in diğer yönetim yetkilileriyle yaptığı ve gizli olduğu düşünülen bir Signal yazışmasında bu hamleyi "hata" olarak değerlendirdiği hatırlatıldı.