Raporda, ABD’nin küresel düzlemde en ciddi rakibinin Çin, en yakın tehdidin ise Rusya olduğu belirtildi. İran’ın haziran ayından sonraki süreçte yeni nükleer zenginleştirme faaliyeti gerçekleştirmediğine dikkat çekildi.
Raporda ayrıca Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik kapasitesine işaret edilerek, bu ülkenin ABD için önemli bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Toplam 33 sayfalık raporda, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin ABD’yi stratejik bir rakip ve potansiyel bir düşman olarak gördüğü ifade edilirken, İran’ın ise uzun süredir ABD’yi düşman olarak nitelendirdiği belirtildi. Raporda, söz konusu dört ülkenin zaman zaman karşılıklı işbirliği yürütmesinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirmesine yer verildi.
Çin'in kendi bölgesel konumunu sağlamlaştırmak, küresel nüfuzunu artırmak ve çıkarlarına yönelik tehditleri savuşturmak amacıyla siyasi, ekonomik, askeri ve teknolojik gücünü yükselttiğine dikkat çekilen raporda, "Başkan (Donald) Trump'ın Devlet Başkanı Şi (Cinping) ile yürüttüğü diplomatik temaslar, ortak çıkarların bulunduğu ve kazan-kazan sonuçları elde edilebilecek alanlarda ilerleme sağlamıştır." ifadesi kullanıldı.
Raporda, Çin'in gerektiğinde Tayvan'ı zor kullanarak ele geçirme kapasitesi kazanmayı hedeflediği, bununla birlikte çatışmaya girmeksizin Tayvan'la "barışçıl yeniden birleşme" koşullarını oluşturmayı tercih etmesinin de güçlü ihtimal olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.
Rusya ile ilgili bölümde, Moskova'nın ABD çıkarlarını askeri ve askeri olmayan araçlarla ciddi biçimde zorlama kapasitesini koruduğu ifade edildi.
Yıllık tehditler raporunda, "Rusya'nın ABD'ye yönelik en tehlikeli tehdidi, Ukrayna gibi süregelen bir çatışmada ya da nükleer silahların devreye girmesi de dahil olmak üzere doğrudan çatışmaya dönüşebilecek yeni bir krizde tırmanma sarmalıdır." değerlendirmesine yer verildi.
Raporda, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta üstünlüğünü sürdürdüğü ve müzakereler devam ettiği sürece Moskova’nın Kiev üzerinde bir "yıpratma savaşı" yürütmesinin kuvvetle muhtemel olduğu belirtildi.
Öte yandan raporun İran'la ilgili bölümünde İran'ın nükleer faaliyetleri ile ilgili çarpıcı bir analiz yer alırken, söz konusu değerlendirmenin ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına ters olması dikkat çekti.
Raporda, "Gece yarısı Çekici Harekatı (Haziran 2025'te yapılan) sonucunda İran'ın nükleer zenginleştirme programı tamamen yerle bir edildi. O tarihten bu yana zenginleştirme kapasitesini yeniden inşa etmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunulmamıştır." ifadelerine yer verildi.