Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gerilim ile Rusya-Ukrayna Savaşı'nın oluşturduğu riskler, enerji arzını tehdit etmeyi sürdürüyor. Farklı coğrafi bölgelerde cereyan eden çatışmalarda enerji tesislerinin hedef alınması da küresel ölçekte arz endişelerini artırırken bu durum, enflasyonist baskıları güçlendiriyor.
Yükselen petrol fiyatlarının, enflasyon korkularını körüklemesi başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere, dünya genelinde merkez bankalarının para politikalarında sıkılaşma sürecini hızlandırabileceği öngörülerinin artmasına yol açtı.
Öte yandan dünya genelinde yapay zeka ve teknoloji alanındaki yatırımların devam etmesi, ekonomilerde verimlilik artışı yoluyla potansiyel büyümeyi desteklemesi tahmin ediliyor.
Yapay zeka tarafındaki gelişmeler ve halihazırda enflasyonun tam olarak kontrol altına alınamaması, tahvil piyasalarında oynaklığı artırmaya devam ediyor. Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankasının (BoJ) son toplantılardaki "şahin" adımlarına karşın enflasyon endişeleri canlı kalırken yatırımcıların reel faiz talebinin sürdüğü görülüyor.
Bahsedilen dönemde ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğuna işaret eden verilerin yükselen petrol fiyatlarına eşlik etmesi, enflasyonun kontrolden çıkabileceğine ilişkin endişeleri artırırken para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in "şahin" adımlarına devam edeceğini gösteriyor.
Fed'e ilişkin şahin tahminler karşısında yatırımcıların sabit getirili menkul kıymetlerde daha yüksek getiri talep etmesi, tahvil piyasalarındaki satış baskısını besliyor. Banka, eylül ayında 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmişti.
Yüzde 5,30'la 2007'den bu yana dün en yüksek seviyeyi gören ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 5,24'te dengelenirken ABD ekonomisinin dirençli seyretmesi ve enflasyonist baskıların sürmesinin Fed'in faiz artırımlarına devam edeceğine dair öngörüleri güçlendirdi.
Artan faiz beklentileriyle Fed'in politikalarına en fazla duyarlı olan ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi, bu ay 60 baz puanın üzerinde artış göstererek yüzde 5 seviyesine yaklaştı.
Analistler, tahvil faizlerinin küresel piyasalar açısından önemli bir referans niteliği taşıdığını, hisse senetlerinden şirket borçlanmalarına ve konut kredilerine kadar birçok finansal varlığın fiyatlamasını etkilediğini belirtti.
İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, tahvil faizlerindeki yükselişe dair pek çok farklı görüş bulunduğunu ve bunlardan birinin, yükselişlerin yapay zekadan kaynaklandığı yönünde olduğunu söyledi.