DÜNYA

ABD üsleri Körfez için güvenlik mi risk mi?

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş, Orta Doğu’da hem askeri dengeleri hem de yıllardır kurulu olan güvenlik mimarisini sarsıyor. İran’ın Körf

ABD üsleri Körfez için güvenlik mi risk mi?

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş, Orta Doğu’da hem askeri dengeleri hem de yıllardır kurulu olan güvenlik mimarisini sarsıyor. İran’ın Körfez’deki ABD üslerini hedef alan saldırılarıyla birlikte Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt hatta Umman gibi ülkeler ilk kez bu ölçekte doğrudan çatışma riskinin içine girdi. Bu durum, ABD ile kurulan askeri iş birliğinin bölge ülkeleri için ne anlama geldiğini yeniden tartışmaya açtı.

Bugün Körfez başkentlerinde giderek daha fazla sorulan soru şu: ABD üsleri gerçekten koruyor mu, yoksa bu ülkeleri doğrudan hedef haline mi getiriyor?

Savaşın sahada ortaya koyduğu tablo, bu sorunun artık teorik değil, doğrudan güvenlik politikalarını şekillendiren bir meseleye dönüştüğünü gösteriyor.

İran’ın Körfez ülkelerini hedef alması ilk bakışta ABD üslerinin varlığıyla doğrudan ilişkili gibi görünse de meselenin arka planı çok daha derin. İran ile Körfez monarşileri arasındaki rekabet, ABD’nin bölgeye yerleşmesinden çok önce şekillenmiş bir güvenlik gerilimine dayanıyor.

Bu noktada Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bilgehan Alagöz, tartışmanın çerçevesini genişleten bir değerlendirme yapıyor.

Alagöz’e göre İran’ın bugün Körfez ülkelerini hedef alması yeni bir durum değil; aksine uzun süredir devam eden jeopolitik rekabetin bir uzantısı. Nitekim Alagöz bu durumu, “İran’ın Körfez ülkelerini hedef olarak görmesi esasen ABD üslerinin varlığından kaynaklanan yeni bir stratejik durum değil; daha derin tarihsel ve jeopolitik rekabetin bir uzantısıdır” sözleriyle ifade ediyor.

Bu değerlendirme, mevcut krizin yalnızca bugünün çatışma dinamikleriyle değil, geçmişten gelen güvenlik rekabetiyle birlikte okunması gerektiğini ortaya koyuyor. Ancak mevcut savaş bu tarihsel gerilimi farklı bir aşamaya taşıyor. Çünkü artık Körfez ülkeleri sadece rekabetin değil, doğrudan askeri hedef olma riskinin içinde yer alıyor.

İran’ın ABD üslerini hedef alan saldırılarıyla birlikte Körfez’deki dengeler hızla değişti. Bu üsler artık savunma amaçlı askeri noktalar olmaktan çıkarak, atışmanın merkezinde yer alan hedefler haline gelmiş durumda.

Bilgehan Alagöz’e göre İran’ın son dönemde izlediği strateji bu değişimi anlamak açısından kritik.

Alagöz, İran’ın artık çatışmayı dar bir alanda tutmak yerine daha geniş bir coğrafyaya yaymayı hedeflediğini belirterek, “İran’ın yeni yaklaşımı çatışmanın maliyetini bölgesel ölçekte yaymak ve savaşın stratejik yükünü daha geniş bir coğrafyaya dağıtmak şeklinde gelişiyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/abd-usleri-korfez-icin-guvenlik-mi-risk-mi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI