AA muhabirinin "Tarımda Dijital Çağ" başlıklı dosya haberi kapsamında derlediği bilgilere göre, 450 milyonu aşan nüfusa sahip AB'de 9,1 milyon çiftlik yer alıyor.
AB tarım sektöründeki çeşitli faaliyetlerde yaklaşık 17 milyon kişi çalışıyor. AB ülkelerinde çiftçiler, 157 milyon hektar arazi kullanırken bu, AB'nin toplam alanının yüzde 38'ini oluşturuyor. AB'deki çiftliklerin yaklaşık yüzde 93'ü aile çiftliği sınıfına giriyor.
AB ülkeleri, tarımı hayati sektör olarak görüyor ve bu alana Ortak Tarım Politikası (CAP) aracılığıyla ciddi ölçüde AB kaynağı sağlıyor. Çiftçiler, doğrudan desteklere ek olarak, kırsal alan, iklim eylemi ve doğal kaynak yönetimi için de farklı program ve imkanlardan yararlanıyor.
Mevcut Birlik bütçesi kapsamında çiftçilere yılda 38 milyar avro kadar doğrudan ödeme, 13 milyar avro kırsal kalkınma desteği ve 3 milyar avro civarında ürün desteği sunuluyor.
AB'nin tarım ürünlerinde toplam ticaret hacmi de yıllık 400 milyar avroyu buluyor. AB, bu ticarette 50 milyar avroya yakın fazla veriyor.
AB tarımı, son dönemde iklim değişikliği, ekonomik sürdürülebilirlik ve düzenleyici baskılar odaklı, kritik ve birbirine bağlı zorluklarla karşılaşıyor.
Tarımda artan girdi maliyetleri, kuraklık ve sel gibi şiddetli hava olayları, düşük gelir ve karmaşık çevresel şartlar, başlıca sorunlar olarak sıralanıyor.
Küresel çatışmaların tarım ürünlerindeki tedarik zincirlerini, yakıt ve gübre maliyetlerini etkilemesi de önemli sorunlar arasında yer alıyor.
Son dönemde AB ülkelerindeki tarımsal üretim, akıllı tarım ve dijital teknolojilerle yeniden şekilleniyor. Verimlilik, sürdürülebilirlik ve çevresel etki arasında denge kurmayı hedefleyen AB, son yıllarda akıllı tarım uygulamalarını yaygınlaştırarak sektörde dönüşüme hız vermek istiyor.
Tarımsal üretimin, dijitalleşme, yapay zeka, robotik sistemler ve uydu tabanlı izleme teknolojileri sayesinde geleneksel yöntemlerin ötesine taşınarak daha öngörülebilir ve çevre dostu yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.