GÜNCEL

ABD/İsrail-İran Savaşı, Washington-Pekin rekabetini nasıl değiştiriyor?

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, ABD'nin İran'ı Çin ile rekabetinde nasıl bir stratejik araç olarak kullandığını AA Analiz için kaleme ald

Muş
ABD/İsrail-İran Savaşı, Washington-Pekin rekabetini nasıl değiştiriyor?

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, ABD'nin İran'ı Çin ile rekabetinde nasıl bir stratejik araç olarak kullandığını AA Analiz için kaleme aldı.

***

ABD yönetiminin İran'a karşı açıkladığı yeni yaptırım paketi, ilk bakışta tanıdık bir manzara sunuyor. Washington, Tahran'ı köşeye sıkıştırmak amacıyla finansal araçlarını devreye sokuyor. Ancak mesele daha yakından ele alındığında, ABD ve Çin'in birbirlerinin ekonomik omurgasına doğrudan dokunmaktan kaçınarak yürüttüğü, çok daha kapsamlı ve temkinli bir stratejik hesaplaşmanın söz konusu olduğu görülüyor.

İran, bu tabloda kendi başına bir hedeften ziyade, iki hegemon arasındaki gerilimin görünür hale geldiği bir zemin işlevi görüyor. Burada söz konusu olan, klasik anlamda bir üstünlük mücadelesi değil, asıl mesele, bir devletin gücünü sürekli kullanmasının, o gücün dayandığı sistemi zamanla aşındırıp aşındırmayacağıdır.

Bu noktada veriler açık bir tablo ortaya koyuyor. Çin, İran petrolünün yaklaşık yüzde 90'ını satın alıyor ve İran ekonomisine 400 milyar dolarlık bir yatırım taahhüdünü sürdürüyor. ABD'nin bu gerçeklik karşısında İran'a yönelik yaptırım paketi ne denli kapsamlı olursa olsun, önemli bir boşluk taşıyor. Çin'in büyük bankaları bu listenin dışında tutuluyor.

Bu durum bir ihmalden ziyade bilinçli bir tercihin sonucudur. Tanınmış bir Çin bankasının hedef alınması, Washington'ın o dönemde inşa etmeye çalıştığı Donald Trump-Şi Cinping arasında gerçekleşecek herhangi bir görüşme zeminini baştan zedeleme riski taşıyor. Dolayısıyla ABD, İran'ı ekonomik olarak sıkıştırmak ile Çin'le ticari bir gerilimi göze almak arasında bir tercih yapmak durumunda kalıyor ve şimdilik Çin ile olası bir gerilimden kaçınıyor. Ortaya çıkan tablo, klasik bir caydırıcılık dengesine işaret ediyor. Çin'in elinde, ABD sanayisinin doğrudan bağımlı olduğu nadir toprak elementleri gibi bir kozu var. ABD'nin elinde ise küresel finans sistemi ve dolar yer alıyor. Bu bağlamda, taraf

Meselenin en dikkat çekici yönü, doların bir silah olarak kullanılmasının kendi içinde taşıdığı çelişkidir. ABD'nin yaptırım rejimi ne kadar sık ve agresif işletilirse, hedef alınan ülkeler ve ticaret ortakları da o kadar hızlı biçimde alternatif ödeme sistemlerine yöneliyor. Çin devlet televizyonunda yayımlanan ve ABD'yi "çılgın bir kartal", İran'ı "kediler", Çin'i ise sabırlı "develer" olarak resmeden propaganda filmi, bu anlatının ne denli bilinçli işlendiğinin bir kanıtı niteliğinde. Burada Çin'in mesajı açık: Kartalın sunduğu altın bilet, yani dolar, artık her aktör için cazip görünmüyor.

Bu tespit kısa vadede abartılı görünebilir. Zira dolar hala küresel rezerv para statüsünü koruyor. Ancak orta ve uzun vadede biriken bir aşınmadan söz etmek mümkündür. Her yeni yaptırım dalgası, ticaretini dolar dışı kanallardan yürütmeyi öğrenen bir ülke ya da şirket ağı daha yaratıyor. Bu, doların gücünü bir anda kıran bir olay olmaktan çok, küçük sızıntılarla ilerleyen kümülatif bir süreçtir.

Vurgulanması gereken bir diğer nokta, ABD'nin İran'a karşı askeri araçlarla arzu ettiği sonucu tam olarak elde edememesinin, Washington'ı daha fazla finansal araca yöneltmesidir. Ancak finansal araçların da bir sınırı bulunur ve bu sınır tam olarak Çin'in devreye girdiği noktada beliriyor. Bu bakımdan İran meselesi, Washington'ın hem sert gücünün hem de ekonomik gücünün sınırlarının eş zamanlı olarak sınandığı bir vaka niteliği taşıyor.

Bu çerçeve, güvenlik ve dış politika alanında tanıdık bir örüntüye işaret ediyor. Hegemonik güç, yalnızca zorla dayatma kapasitesinden ibaret değildir, başka aktörlerin davranışlarını dolaylı yollarla şekillendirebilme kapasitesini de kapsar. ABD bu kapasiteyi dolar üzerinden, Çin ise tedarik zincirleri üzerinden inşa ediyor. Her iki taraf da bu kapasitenin aşırı kullanımının, kapasitenin kendisini zayıflatabileceğinin farkında. Bu nedenle birbirlerine karşı temkinli bir denge içinde hareket ediyorlar.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/abdisrail-iran-savasi-washington-pekin-rekabetini-nasil-degistiriyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI