Barrack, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World kıdemli sunucusu Andrea Sanke'nin yaptığı programda konuştu.
Suriye'deki dönüşüme değinen Barrack, Washington yönetiminin Suriye politikası kapsamında bölgedeki askeri varlığını azaltarak farklı bir yaklaşım benimsediğine dikkati çekerek, "Biz, asker göndermedik, askerlerimizi çektik. Yüz yıldır yapılanların tam tersini yaptık. Dün, ondan önceki gün, son üssümüzdeki son askerlerimizi çektik. Bu, olağanüstü. ABD'nin uzun yıllar DEAŞ ile mücadele yürüttüğü önemli ülkelerden birindeki son üssümüzden son birliklerimizi de çektik." ifadelerini kullandı.
Barrack, geçmişte Kürtler ve Dürzilerle sorun yaşayan, İran'la yakınlığı bulunan ve dünya ile uzun süre çatışma halinde olan Suriye'nin bugün bölgedeki en istikrarlı yerlerden birine dönüştüğünü vurguladı.
İsrail'in aksine Suriye'nin İsrail'e yönelik askeri faaliyetlerde bulunmamasına rağmen ortada herhangi bir anlaşma olmamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Barrack, "8 Aralık'tan bu yana Suriye, (Cumhurbaşkanı) Şara yönetimi altında İsrail'e tek bir kurşun bile sıkmadı. Aksine Cumhurbaşkanı Şara, defalarca İsrail ile sorun istemediklerini, düşmanlık aramadıklarını, bir saldırmazlık ve normalleşme anlaşmasına açık olduklarını söyledi." diye konuştu.
Barrack, İsrail'in güneydeki Dürzileri kendi akrabaları olarak gördüğünü ve Süveyda'daki olayların ardından İsraillilerin sınırı geçerek "Dürzileri koruduğunu" savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, 7 Ekim'den sonra her şeyin değiştiğini açıkça söyledi. Sınırları umursamıyor, hatları umursamıyor, 1967 sınırını umursamıyor, 1974 sınırını umursamıyor, 8 Aralık hattını umursamıyor. Suriye, bu çatışmaya girmeyerek akıllıca davrandı. Bu nedenle ihlaller, sürekli devam ediyor. İsrail, bir konvoy gördüğü her seferinde bu hatları geçiyor çünkü iki taraf arasında hala güven yok."
Barrack, Suriye'nin "defalarca görüşmeye hazır olduklarını" dile getirdiğini ve İsrail'e karşı "hasmane bir tutum sergilemeyerek çok akıllıca davrandığı" ve "Suriye ile normalleşmeye Lübnan'dan daha önce varılacağı" yorumunu yaptı.
Düşmanı askeri yöntemlerle ortadan kaldırmaya yönelik yaklaşımın kalıcı çözüm üretmediğini belirten Barrack, bu yöntemin, nesiller boyu süren nefret döngüsünü beslediğini söyledi.
Barrack, İsrail'in 1948'den bu yana benimsediği yaklaşımın bölgedeki genel eğilimle örtüşmediğini, savaşların çözüm üretmediğini vurguladı.
Lübnan örneğine işaret eden Barrack, 1949'daki ateşkes anlaşması, 15 yıllık iç savaş ve Taif Anlaşması'nın kalıcı istikrar sağlamadığını dile getirdi.