Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniğinden Doç. Dr. Ali Sarıdaş, Kurban Bayramı'nın Türkiye'de dayanışmanın, paylaşmanın ve manevi duyguların en yoğun yaşandığı dönemlerden biri olduğunu söyledi.
Her bayramın ilk saatlerinde acil servislere elini, parmağını veya bileğini kesen çok sayıda vatandaşın başvurduğunu belirten Sarıdaş, "Halk arasında 'acemi kasap' yaralanmaları olarak bilinen bu vakalar, çoğu zaman basit bir kesik zannedilerek hafife alınmaktadır. Ancak erken müdahale edilmediğinde ömür boyu sürebilecek el ve parmak fonksiyon kayıplarına yol açabilmektedir." dedi.
Sarıdaş, her bayram döneminde benzer tablolarla karşılaştıklarını, Türkiye genelinde Kurban Bayramı sürecinde ortalama 5-6 bin kişinin kesim sırasında yaralandığını, bu vakaların bir kısmının ise uzuv kaybına kadar ilerleyebildiğini kaydetti.
İstanbul'da ise bayramın ilk yarım gününde dahi yüzlerce başvuru yapıldığını vurgulayan Sarıdaş, bazı ağır yaralıların ambulansla uygun merkezlere sevk edildiğini aktardı.
Doç. Dr. Sarıdaş, en sık görülenlerin bıçak, satır ve benzeri kesici aletlerle oluşan delici-kesici yaralanmalar olduğunu belirterek, "Kurban kesimi ve et parçalama sırasında meydana gelen el yaralanmaları basit cilt kesiklerinden tendon, sinir, damar ve kemik yapılarını içeren karmaşık yaralanmalara kadar uzanabiliyor. Nadiren de olsa parmak kopmaları da görülebiliyor." diye konuştu.
Elin iç yüzünün anatomik olarak oldukça hassas bir bölge olduğunu vurgulayan Sarıdaş, parmakları büken tendonlar, sinirler ve atardamarların çok dar bir alanda bulunduğunu belirtti.
Sarıdaş, bu bölgede oluşan tek bir kesinin bile hem hareketi sağlayan tendonları hem duyuyu taşıyan sinirleri hem de kanlanmayı sağlayan damarları etkileyebileceğini, bu tür durumlarda basit dikişin yeterli olmayıp mikrocerrahi onarım gerektiğini ifade etti.
Tendon kesilerinin sinsi bir şekilde ilerleyebildiğini kaydeden Sarıdaş, "parmağımı oynatabiliyorum" düşüncesinin yanıltıcı olabileceğini dile getirdi.
Doç. Dr. Sarıdaş, kısmi kesilerde parmağın hareket etmeye devam edebileceğini ancak zamanla tam kopmaya dönüşebileceğini söyledi.
Her kesici alet yaralanmasının mutlaka sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sarıdaş, "Halk arasında yaygın olarak uygulanan 'salça, kül, tütün' gibi maddelerin yaraya sürülmesi ciddi riskler taşıyor. Bu tür yöntemler enfeksiyona ve tetanos gibi hastalıklara zemin hazırlıyor. Ayrıca yaranın derinliğinin doğru değerlendirilmesini zorlaştırıyor." ifadelerini kullandı.