AfD'nin eş genel başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla, Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerindeki seçim sonuçlarını Federal Basın Merkezinde düzenlenen basın toplantısında değerlendirdi.
Weidel, özellikle CDU’nun Mecklenburg-Vorpommern’de yüzde 5 barajını aşamadığına dikkati çekerek, "Seçim sonucu CDU’nun halk partisi olarak yerini bizim aldığımızı çok net bir şekilde gösteriyor." dedi.
Almanya'yı krizden çıkarmak için partiler arası acilen görüşmeler yapılmasını isteyen Weidel, CDU’yu AfD’den uzak durarak sol eğilimli partilere bağımlı hale gelmekle suçladı.
Weidel, CDU’yu AfD'ye yönelik stratejisini yeniden gözden geçirmeye çağırdı.
Alice Weidel, Rusya ile ilişkiler konusunda da yalnızca Moskova ile değil, ABD ile de yakın iletişim kurulmasını savundu.
Weidel, kesinlikle sadece bir tarafla konuşmayacaklarını, iki tarafla da konuşacaklarını belirterek, Rusya tarafıyla da iletişim kanalı açılmasının önemli olduğunu dile getirdi.
Rusya ile yeniden iletişim kurulmasının Almanya’nın uluslararası alandaki rolünü güçlendireceğini savunan Weidel, AfD’nin güvenilir ortak olarak görülebileceğini söyledi.
Weidel ayrıca bir soru üzerine Adolf Hitler'in tamamen sol eğilimli bir politika izlediğini ileri sürerek, "O bir sol radikal, bir sol aşırıcıydı. Tarih de bunu doğrulayacaktır." ifadelerini kullandı.
Tino Chrupalla da Rusya ile diyaloğun yeniden kurulması ve Moskova ile ilişkilerde yeni politika izlenmesi çağrısında bulundu.
Eyalet seçimlerinin öncelikle federal hükümete yönelik mesaj niteliğinde olduğunu söyleyen Chrupalla, vatandaşların Almanya’da farklı bir politika, farklı barış ve diplomasi politikası istediğini savundu.