EKONOMİ

Afrika'nın 27 yıllık bütünleşme süreci uygulama ve finansman yetersizliğiyle sınanıyor

Libya'nın Sirte kentinde 9 Eylül 1999'da kabul edilen Sirte Deklarasyonu, Afrika Birliği'nin kuruluş sürecini başlatan önemli adımlardan biri olarak kabul edili

Afrika'nın 27 yıllık bütünleşme süreci uygulama ve finansman yetersizliğiyle sınanıyor

Libya'nın Sirte kentinde 9 Eylül 1999'da kabul edilen Sirte Deklarasyonu, Afrika Birliği'nin kuruluş sürecini başlatan önemli adımlardan biri olarak kabul ediliyor.

Afrika Birliği (AfB), barış ve güvenlikten ekonomik bütünleşmeye kadar geniş bir alanda ilerleme kaydederken yetersiz kaynaklar, sınırlı kurumsal yetki, ülkeler arasındaki çıkar farklılıkları ve alınan kararların uygulanmasındaki sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

- AfB'nin en büyük başarısı : Afrika Barış ve Güvenlik Mimarisi

Uluslararası Kriz Grubunun (ICG) Afrika Birliği Kıdemli Danışmanı Liesl Louw-Vaudran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AfB'nin 2002'de kurulmasından bu yana sağlık, göç ve tarım dahil pek çok alanda önemli mesafe aldığını söyledi.

Louw-Vaudran, "Bence Afrika Birliği'nin en büyük başarısı, oldukça gelişmiş bir Afrika Barış ve Güvenlik Mimarisi kurmasıdır." dedi.

Bu yapının 15 üyeli Barış ve Güvenlik Konseyi, perde arkasında arabuluculuk yürüten Akil İnsanlar Heyeti ve askeri unsurları kapsadığını belirten Louw-Vaudran, Birliğin ilk askeri barış misyonunu Burundi'ye gönderdiğini, Somali ve Darfur'da da görev üstlendiğini hatırlattı.

Louw-Vaudran, Afrika Birliği'nin kuruluş hedefleriyle bugünkü performansı arasındaki farkın temelinde, 55 üye ülkenin Addis Ababa'daki Afrika Birliği Komisyonunun görevlerini yerine getirebilmesi için yeterli mali kaynak, insan kaynağı ve kurumsal kapasiteyi sağlamamasının yattığını ifade etti.

Komisyonun finansal sıkıntılarına işaret eden Louw-Vaudran, "Afrika Birliği Komisyonu kuruluşundan beri yetersiz finanse ediliyor. Üye ülkelerin katkıları oldukça düşük ve ödemeler çoğu zaman zamanında yapılmıyor." diye konuştu.

Komisyonun girişimlere öncülük edebilmesini sağlayacak insan kaynağı ve kurumsal kapasitenin de yetersiz olduğunu aktaran Louw-Vaudran, üye ülkelerin egemenlik yetkilerini Birliğe devretmediğine dikkati çekti.

Louw-Vaudran, AfB'nin Avrupa Birliği gibi uluslarüstü değil, hükümetler arası bir kuruluş olduğunu vurgulayarak "Dolayısıyla koordinasyon sağlayabilir ve ülkeleri bir araya getirebilir. Ancak üye devletler karar alma ve uygulama yetkisini gerçekten vermedikçe Afrika Birliği’nin kurucu liderlerinin hayalleri gerçekleşmeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/afrikanin-27-yillik-butunlesme-sureci-uygulama-ve-finansman-yetersizligiyle-sinaniyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI