Zeit gazetesinde Antalya Diplomasi Forumu (ADF) hakkında kaleme alınan analizde, forumun mevcut küresel güç dengelerindeki değişimi gözler önüne serdiği belirtildi.
Türkiye’nin farklı aktörlerle eş zamanlı temas kurabilen esnek diplomasi anlayışına dikkat çekilen yazıda, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesle konuşuyor: Ukraynalılarla ve Ruslarla, Ermenilerle ve Azerbaycanlılarla, İranlılarla ve Amerikalılarla. Bu, bir sarkaç gibi ileri geri sallanan bir politika." ifadesine yer verildi.
Analizde, Türkiye'nin geçmiş yıllarda dünyanın yarısına yayılan ince işlenmiş bir ilişki ağı kurduğu ve çatışmalarda arabulucu, ihtiyaç anında ise yardımsever bir aktör olarak kendisini giderek daha başarılı şekilde konumlandırdığı vurgulandı.
Bu kapsamda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da forumda yer almasının, Türkiye’nin tüm taraflara açık diplomatik yaklaşımının bir göstergesi olduğu ifade edildi.
"Kararlar, odada bulunanlar tarafından alınır" şeklindeki diplomasi anlayışına atıf yapılan analizde, Antalya’daki zirvenin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğu kaydedildi.
Analizde, Erdoğan’ın forumun açılışında Türkiye’yi "barışın anahtarı" olarak tanımladığı ve organizasyonu "geleceğe dair bir umut platformu" şeklinde nitelendirdiği aktarıldı.
Öte yandan Avrupa’nın, özellikle de Almanya’nın, değişen dünya düzenine yeterince hızlı uyum sağlayamadığı eleştirisi yapıldı.
ABD’nin küresel rolünü kademeli olarak azaltmasının ardından bölgesel aktörlerin önem kazandığına işaret edilerek, Avrupa Birliği’nin bu yeni düzende nasıl konumlanacağına dair soru işaretleri bulunduğu ifade edildi.
Antalya’daki görüşmelerde AB’nin sınırlı bir rol oynadığına dikkat çekilen değerlendirmede, büyük Avrupa ülkelerinden üst düzey katılımın olmaması da eleştirildi.
Değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forum aracılığıyla geniş uluslararası ilişkiler ağını sergilediği, buna karşın Almanya’nın bu ağın dışında kaldığı belirtildi.