Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bugün itibarıyla görevindeki ilk yılını doldururken; transatlantik ilişkilerde son on yılın en ağır diplomatik krizi, savunma harcamalarındaki tarihi artış ve derinleşen ekonomik durgunluk riskinin şekillendirdiği kritik bir süreçten geçiyor.
Merz liderliğindeki Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU)-Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyon hükümeti, göreve gelişinin birinci yılında ekonomik verilerdeki bozulma, koalisyon içi çatışmalar ve aşırı sağın (AfD) rekor yükselişiyle sarsılıyor.
Angela Merkel sonrası dönemde “muhafazakar bir dönüş” vadederek koltuğa oturan Merz, iktidarının ilk yılında ABD Başkanı Donald Trump ile tarihin en gerilimli süreçlerinden birini yönetiyor.
Berlin-Washington hattındaki kriz, Başbakan Merz’in ABD’nin İran politikasını sert bir dille eleştirerek Washington’ın bir “çıkış stratejisinden yoksun olduğunu” ve bölgede “itibar kaybına uğradığını” ifade etmesiyle zirveye ulaştı.
Trump yönetiminin bu açıklamalara yanıtı gecikmedi. Washington, Avrupa menşeli otomobillere uygulanan gümrük vergisini yüzde 15’ten yüzde 25’e çıkarma ve Almanya’da konuşlu 40 bin Amerikan askerinden 5 binini geri çekme kararı alarak Berlin’e karşı kapsamlı bir misilleme başlattı.
Analistler, bu hamlelerin transatlantik ittifakının temelindeki “güven” unsurunu sarsabileceği uyarısında bulunuyor.
Mali disiplin savunucusu kimliğiyle tanınan Merz, tırmanan jeopolitik riskler karşısında savunma harcamalarını “kaçınılmaz bir zorunluluk” olarak tanımlayarak stratejik bir makas değişikliğine gitti.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verileri, Almanya’nın askeri harcamalarının 2025 yılında yüzde 24 artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bu ivmeyle Almanya; ABD, Çin ve Rusya’nın ardından dünyanın en çok savunma harcaması yapan ilk beş ülkesinden biri konumuna yükseldi. Ancak ABD’nin stratejik Tomahawk füze konuşlandırmasını durdurma kararı, Avrupa’nın savunma mimarisinde yeni boşluklar oluşması endişesini körüklüyor.
Başbakan Friedrich Merz’in 2026 yılı için öngördüğü ekonomik hamle, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim ve buna bağlı olarak hızla yükselen enerji maliyetlerine takıldı. Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, İran merkezli çatışmaların yarattığı belirsizlik nedeniyle 2026 yılı büyüme öngörüsünü yüzde 1’den yüzde 0,5’e indirerek yarı yarıya düşürdü.