Doğru algılandığı zaman herhangi bir etki yapmaması gerekir. Çünkü zaten bir senedir fiilen çalıştırılmayan bir sistemden bahsediyoruz. Şimdi onun yasal bacağı ve yasal dayanağı da ortadan kaldırılmış oluyor.
Dolayısıyla bugün "Kur korumalı mevduattan ne olur, kaçış olur mu?" vesaire gibi tartışmalar nasıl artık kadük ve geçersiz duruma geldiyse, bu durumu da aynı şekilde değerlendirmek gerekir. Bu süreçte dikkatli okuma yapma zamanıdır.
Bu altınların Darphane tarafından numaralandırılması veya takip altına alınması konusu da farklı spekülasyonlara, hatta manipülatif değerlendirmelere tabi tutulmuştu. Bu konularda aklıselimle hareket etmek lazımdır.
Sürekli salınım sendromunun geçerli olduğu noktalarda, nasıl ki internetten elde ettiğiniz tıbbi bilgilerle tedaviye girişemezseniz; sağdan soldan duyduğunuz kulaktan dolma bilgilerle veya komşunun kullandığı reçetelerle tedaviye girmeyeceğiniz gibi, bu şekilde yatırım yapmak veya altına karşı tavır almak da doğru değildir.
‘’ALTINDA YÖN YUKARI’’
Büyük çalkantılar ve sürekli salınımlar döneminde müdebbir olmak, tedbirli olmak ve "bekle-gör" pozisyonunu almak gerekiyor. Altın başta olmak üzere yön yukarıdır.
Geçtiğimiz hafta içerisinde hem dünyada hem de Türkiye'de önemli gelişmeler oldu. Türkiye'de bazı nüansı da aşan farklılıklar olmakla beraber, altın fiyatlarının gelişimi dünya fiyatlarından bağımsız değildir. Dolayısıyla altın dünyada artarken Türkiye de bu eğilime uyar.
Geçen hafta hem Türkiye piyasalarında hem dünya piyasalarında bir haftada altın %5 civarında değer kazandı. Dünyada ons fiyatı 4.600 doları aştı; Türkiye'de de gram fiyatı 7.000 Türk Lirası seviyesini geçti. Her ikisi de enteresan bir tevafukla %5 oranında değer kazandı.
Altının yancısı olan gümüş de bu arada onsta 70 doları aştı ve Türkiye piyasalarında da gelişim gösterdi. Aynı zamanda hem altın hem de gümüşün kağıt versiyonlarında prim kazanımı yaşandı.
ABD MERKEZLİ GELİŞMELER VE PİYASAYA ETKİLERİ