Zamanla hafıza kaybı, düşünme becerileri ve günlük yaşam aktivitelerini yapma yeteneğinin azalmasına yol açan ilerleyici beyin hastalığı olarak bilinen Alzheimer, hastanın dünyayı yeniden anlamlandırmaya çalıştığı, hasta yakınlarının ise sonsuz bir sabır ve sevgiyle bu yolculuğa eşlik ettiği zorlu süreç olarak tanınıyor.
Bu süreçte olanlara hizmet veren Göztepe Semiha Şakir Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, görevlilerin fedakar çalışmasıyla buna karşı en güçlü ilacın "doğru bakım ve tükenmeyen bir sevgi" olduğunu herkese gösteriyor.
Merkezin müdürü Emel Karagöz Miroğlu, burasının Bakanlığa bağlı İstanbul'un en büyük yaşlı bakım merkezi olduğunu söyledi.
Miroğlu, aynı zamanda tıp doktoru olduğunu belirterek, "Amacımız yaşlılarımıza uluslararası standartlarda en iyi hizmeti verebilmek. Tabii ki burada asıl hizmet bakım. Hastalarımızın büyük bir bölümü demans ve Alzheimer hastaları. Yaşlı bakım merkezimiz 114 yataklı. Bu merkezde demans ve Alzheimer grubundaki yaşlılara özel olarak 2 kat ayrılmış durumda. Burada olabilecek en iyi hizmeti uluslararası standartlarda verebilmek için hep beraber çalışıyoruz." diye konuştu.
Merkezin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yakın zamanda yeniden açıldığını kaydeden Miroğlu, şöyle devam etti:
"Alzheimer, hafıza kaybı, muhakeme yeteneğinin bozulması, duygu durumunda değişiklikleri, bilişsel anlamda birçok aktivitenin bozulduğu, bütünsel olarak bakmamız gereken bir hastalık. Merkezde şu anda sayımız 35 kişi. Bunların 21'i Alzheimer ve demans hastası. Biz, burada olaya sadece sağlık ya da bakım hizmeti olarak bakmıyoruz. Her anlamda yaşlıya nasıl hizmet verebileceğimizi konuşuyoruz. Bu nedenle de merkezde hem fiziksel hem de duygu durum anlamında yaşlıyı destekleyecek çok çeşitli araçlar kullandık. Herhalde Avrupa standartlarına da çok yakınız diye düşünüyorum. Belki de çok daha üstünde de olabiliriz. Ben, buna bütün yüreğimle inanıyorum. Çünkü burayı kurarken amacımız buydu."
Miroğlu, merkezde hastaların yaşam kalitelerini artıracak 10 atölyenin bulunduğunu söyledi.
Burada fizyoterapistlerin ve beden eğitimi öğretmenlerinin görev aldığına dikkati çeken Miroğlu, "Şu an kuruluşta 3 fizik tedavi egzersiz salonu bulunuyor. Aynı zamanda beden eğitimi ve fizik tedavinin birlikte hareket edebildiği bir sağlıklı yaşam atölyesi var. Sarkopeniyle, düşmeyle mücadele ediyoruz. Hastamızın ayakta kalmasını istiyoruz. Yaşlı hastaların bir kuruluşa kapanmasını, yatalak olmasını istemiyoruz." ifadelerini kullandı.
Miroğlu, merkezde kütüphane projesi başlattıklarını, dijital okuryazarlığı oluşturduklarını ve halk eğitim atölyeleri yaptıklarını vurguladı.
Merkezin adeta bir yuva olduğunun altını çizen Miroğlu, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 'Biz büyük bir aileyiz' diye çok net bir sloganı vardır. Buraya adım atan her yaşlı büyük bir ailenin içine girdiğini bilecek. Amacımız sıkıca hep beraber birbirimize tutunup son günümüze kadar mutlu ve huzurlu gidebilmek. Saygın doğum, saygın ölüm. Hepimiz bir gün öleceğiz. Ama son ana kadar gereken saygınlığı sağlayarak mutlu bir şekilde hayatımızı devam ettirmek istiyoruz." dedi.