Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye Diyanet Vakfı ve Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı işbirliğiyle hayata geçirilen "uluslararası Anadolu imam hatip liseleri", Türkiye'nin uluslararası alanda eğitim ve kültürel işbirliklerini güçlendirmesine katkıda bulunuyor.
Türkiye'nin farklı coğrafyalardaki Müslüman topluluklarla kültürel bağını güçlendirmek, nitelikli din görevlisi yetiştirmek ve ülkenin eğitim tecrübesini dünyaya aktarmak amacıyla 2006'da hayata geçirilen proje kapsamında açılan Uluslararası Milli İrade Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde 63 ülkeden gelen yabancı uyruklu öğrenciler, kapsamlı eğitim alıyor.
Okul Müdürü Asuman Güler, AA muhabirine, okulda 370 öğrencinin eğitim aldığını bunlardan 170'inin 63 ülkeden gelen uluslararası öğrenci olduğunu söyledi.
Öğrencilerin 4 yıllık lise eğitimlerinin ilk yılında Türkçe ağırlıklı ders gördüğünü belirten Güler, şu bilgileri verdi:
"Faaliyetlerimizi 4 temel dil becerisini kazandıracak şekilde planlıyoruz. Diğer üst sınıflara geçtiklerinde her zaman dili konuşma, yazma, anlama, becerilerini geliştirecek sunum yapmakla, projeler geliştirmekle, yazı kompozisyon oluşturmakla, bu şekilde ödevlendirmelerle dil becerilerini güncel tutmaya ve mezuniyet geldiklerinde en az C1 seviyesinde Türkçe ile mezun etmeye gayret gösteriyoruz." dedi.
Güler, okul idaresi ve öğretmenleri olarak öğrencilerin psikososyal uyumları açısından yanlarında olmaya gayret gösterdiklerini aktararak, "15 yaşında dünyanın bir ucundan kalkıp geliyor ve ailelerinin olmadığı bir ortamda yatılı bir şekilde okuyorlar. Birbirleriyle aynı hikayeyi paylaştıkları için bir noktada aslında dostlukları onların en büyük motivasyonları oluyor. Öğrencilerimizi Türk kültürünü öğrenmeleri açısından evlerimizde ağırlıyoruz. Kültür gezileri ile adaptasyonlarını sağlamaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Yurt dışından gelen öğrencilerin tamamının pansiyonda kaldığını anlatan Güler, seminer, film gösterimi, tiyatro ve konser gibi etkinliklerle öğrencilerin hem akademik hem sosyal gelişimlerinin desteklendiğini ifade etti.
Güler, Türk-İslam geleneğinde medreselerde ve eğitim kurumlarında ilimlerin birbirinden ayrılmadığını hatırlatarak, öğrencilerin fen ve sosyal bilimler alanında akademik eğitim alırken aynı zamanda dini ilimlerle de anlam dünyalarını inşa ettiklerini belirtti.
Okulda Doğu ve Batı dillerine yönelik geniş bir eğitim imkanı bulunduğunu belirten Güler, "En yaygın Doğu dili olan Arapçanın yanında, Batı dünyasının en yaygın dili İngilizce başta olmak üzere öğrenciler, farklı ülkelerden arkadaşları aracılığıyla yerel dilleri de öğrenme fırsatı buluyor. Böylece 20'yi aşkın dili tanıma ve öğrenme imkanıyla çok yönlü bireyler olarak yetişiyorlar." bilgisini verdi.
Güler, bu kurumlarda yetişen öğrencilerin Türkiye tarafından lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesine kadar desteklendiğinin altını çizdi. Nitelikli öğrencilerin Türkiye'de kalmasını amaçladıklarını belirten Güler, "Esas hedefimiz, iyi yetişmiş bireylerin kendi ülkelerine dönerek ihtiyaç duyulan insan kaynağına dönüşmesidir. Öğrencilerimiz de Türkiye'de eğitim alıp ülkelerine faydalı bireyler olmak ve Türkiye dostu olarak varlık göstermek amacıyla burayı tercih ediyor." değerlendirmesinde bulundu.