Anadolu Ajansının (AA) "Vatanından Uzak Arakanlılar" başlıklı üç bölümlük haber dosyasının ilk bölümünde, Arakanlı Müslümanların yıllardır maruz kaldığı baskı ve zulümler, bölgeden ilk kitlesel göç dalgasının başlamasına yol açan gelişmeler ve bugüne kadar uzanan göç süreci ele alındı.
Myanmar'ın Arakan eyaletinde yaşayan ve kendilerine özgü dilleri, kültürleri olan Arakanlı Müslümanlar, ülkenin 1948'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana sistematik baskı ve ayrımcı uygulamalara maruz kalıyor.
Bangladeş sınırı yakınındaki Arakan'da yaşayan bu Müslüman azınlık, Myanmar hükümeti tarafından "Bangladeş'ten gelen göçmenler" olarak görülüyor.
Askeri cuntanın 1962'de darbeyle iktidara gelmesinin ardından düzenlediği "Ejderha Kral" ve "Temiz ve Güzel Ulus" gibi operasyonlarla artan baskı ve zulüm, yüz binlerce Arakanlı Müslümanın ülkeden ayrılmasına neden oldu.
Öte yandan nüfusun çoğunluğunu Budistlerin oluşturduğu Myanmar'da hükümet, 1982'de kabul edilen yasayla ülkedeki 135 etnik grubu resmi olarak tanırken Arakanlı Müslümanları bu gruplar arasında saymadı.
Böylece vatandaşlık hakları ellerinden alınarak "devletsiz" statüsüne itilen Arakanlı Müslümanlar, 2014'te Myanmar'da yapılan ilk resmi nüfus sayımına dahil edilmezken, 2015 seçimlerinde de seçme ve seçilme haklarından yoksun bırakıldı.
Budistler ile Müslümanlar arasında 2012'de çatışmalar çıktı, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilirken, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verildi.
Binlerce kişinin bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı şiddet olaylarının ardından hükümet yetkilileri, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı ve evlerini terk eden Müslümanlara yardım gönderilmesini engelledi.
Bölge ülkeleri, çoğunluğu Arakanlı Müslümanlardan oluşan göçmenlerin trajedisinden Myanmar hükümetini sorumlu tuttu.
Myanmar ordusunun Ekim 2016'da başlattığı operasyonlarda resmi verilere göre 17 asker ile "saldırgan" olmakla suçlanan 76 kişi dahil en az 94 kişi hayatını kaybederken, 575 kişi gözaltına alındı.