ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes, ABD Başkanı Donald Trump'ın, ateşkes kapsamında "İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağını", aksi halde saldırılara devam edileceği tehdidinde bulunmasıyla kırılgan hale geldi.
ABD ve İranlı yetkililer, savaşın sona ermesi ve ortak bir zemin arayışında bulunmak için müzakere masasına oturmadan önce İsrail'in Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırı sonucu Orta Doğu'da gerilim yeniden tırmandı.
Bölgede tansiyonun yeniden yükselmesi "hamle gücü" niteliğindeki Hürmüz Boğazı üzerindeki riskleri artırdı. Bölgeye ilişkin haber akışına göre, İran, boğazdan geçişleri yeniden kısıtlarken, sevkiyatlar tekrar durma noktasına geldi. Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik olarak "kontrol edilebilir bir koridor" haline gelmesiyle lojistik sektörünün alternatif rota arayışları hızlandı.
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, AA muhabirine, ateşkes haberinin gergin enerji piyasalarındaki baskıyı bir miktar hafifleterek petrol ve petrol ürünleri fiyatlarının düşmesini sağlayacağını belirterek, yakın zamanda savaş öncesi seviyelere hemen dönülemeyeceğini ancak bu anlamdaki etkinin gelecek birkaç ay boyunca hissedileceğini söyledi.
Luman, ablukanın kalkmasının 5 haftayı aşkın süredir mahsur kalan yüzlerce geminin Basra Körfezi'nden çıkabilmesi için bir fırsat sunacağına işaret ederek, şöyle devam etti:
“Bu durum, denizciler ve ilgili şirketler için gerçek bir rahatlama sağlasa da gemilerin yeniden faaliyete geçmesi ve tedarik hatları ile tedarik zincirlerinin yeniden dengelenmesi gerekeceği için tedarik zincirinde bazı dalgalanmaları da beraberinde getirecektir. Yine de tüm gemilerin bölgeden ayrılması ve her şeyin normale dönmesi günlerden ziyade haftalar alacaktır. Burası hala günde yüzlerce geminin geçişini bir anda sağlayamayacak bir darboğazdır.”
İran'ın geçişler üzerindeki kontrolü elinde tutmak istediğine dikkati çeken Luman, bu durumun İran için kalıcı bir anlaşma için henüz başlamak üzere olan müzakerelerdeki en güçlü kozu ve kaldıracı olduğundan muhtemelen daha kısıtlayıcı bir boğazla karşı karşıya kalınmaya devam edileceğini bildirdi.
Luman, "Özetle, bu kesinlikle iyi bir haber ancak normalleşmenin hala uzun zaman alacağının farkında olmalıyız." dedi.
Rico Luman, küresel lojistikte bundan sonra neler olacağına değinerek, yakın zamanda alternatif kara yolu rotaları oluşturan lojistik şirketlerinin muhtemelen bir süre daha bunlara bağlı kalacağını ve durumu bekleyip göreceklerini kaydetti.
Luman, Hürmüz'e yönelik seferlere ve hizmetlere anında yeniden başlama konusunda isteksiz olabileceklerini aktararak, "Durumun nasıl evrileceğine dair hala çok fazla belirsizlik bulunuyor. Elbette bir yandan da mahsur kalan gemileri ve kargoları yeniden harekete geçirmeye çalışacaklardır. Boğaza tam bağımlılığın çok riskli olduğu anlaşıldığı için bunun tedarik zincirleri üzerinde kalıcı bir etki bırakacağına inanıyorum. Dolayısıyla söz konusu durum, Umman, Suudi Arabistan (Kızıldeniz) ve hatta Türkiye üzerinden geçen diğer kara yolu tedarik güzergahlarına fayda sağlayabilir." diye konuştu.