Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Analisti Hazel Çağan Elbir, Erivan'da gerçekleşen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi çerçevesinde Güney Kafkasya’da kalıcı barış için normalleşme fırsatlarını AA Analiz için kaleme aldı.
***
Avrupa Siyasi Topluluğu (AST), 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülüğünde, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin hemen ardından kurulmuş bir hükümetlerarası forumdur. Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülke ve Avrupa Konseyi üyelerini kapsayan bu platform, tam üyelik perspektifi olmayan ülkelerle siyasi diyalog ve işbirliğini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. İlk zirvesi Ekim 2022’de Prag’da düzenlenen AST, bugüne kadar Macaristan, İspanya, Moldova, İngiltere, Arnavutluk ve Danimarka’da toplanmıştır. 4 Mayıs 2026’da Ermenistan’ın başkenti Erivan’da gerçekleştirilen 8. Zirve, “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla toplanmakta ve bölgesel istikra
Bu davet, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde son yıllarda gözlemlenen normalleşme ivmesinin somut bir yansımasıdır. 2022’den itibaren atanan özel temsilciler Büyükelçi Serdar Kılıç ve Ruben Rubinyan düzenli görüşmeler yürütmektedir. Ayrıca, iki ülke arasında vizeler kolaylaştırılmış ve doğrudan uçuşlar artırılmıştır. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Zirve'ye katılımı, 2008-2009’daki “futbol diplomasisi”nden sonra Türkiye’den Ermenistan’a gerçekleştirilen en üst düzey ziyaret olma özelliği taşımaktadır. Bu adım, karşılıklı saygı ve egemenlik temelinde ilerleyen bir sürecin diplomatik tescili niteliğindedir [2].
5-6 Mayıs 2026’da Erivan’da düzenlenen “Yerevan Dialogue” toplantısına Türkiye’den Büyükelçi Serdar Kılıç’ın katılımı da bu bağlamda anlamlıdır. “Güney Kafkasya’da Dönüm Noktası: Barış ve İşbirliği Perspektifleri” gibi panellerde ele alınan konular, üçlü normalleşmenin somutlaştırılmasına katkı sağlayabilecektir [3].
Sınırların açılması ve Kars-Gümrü Demiryolu rehabilitasyonu; sürecin ekonomik boyutunu öne çıkarmaktadır. 1993’ten beri kapalı olan Türkiye-Ermenistan sınırının, üçüncü ülke vatandaşlarına açılması yönünde teknik hazırlıklar tamamlanmış durumdadır. Kars-Gümrü hattının rehabilitasyonu için ortak çalışma grupları kurulmuştur. Bu projenin hayata geçirilmesi, sadece iki ülke arasında değil, bölge genelinde ticaret, lojistik ve enerji bağlantısallığını artıracaktır. Orta Koridor’un bir parçası olarak değerlendirildiğinde, hattın rehabilitasyonu Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) coğrafyasıyla Avrupa arasında yeni köprüler kurma potansiyeli taşımaktadır. Bölgesel refah ve istikrar açısından somut kat
Ermenistan’ın dış politika tercihi, Rusya tarafından sıkça dile getirilen “ya AB ya da EAEU” ikilemiyle sınırlandırılmamalıdır. Erivan’ın hem AB ile güçlendirilmiş ortaklık arayışını hem de Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğini sürdürme çabasını “esnek bir denge politikası” olarak nitelendiren bu yaklaşım, post-Sovyet coğrafyadaki devletler için çok vektörlü diplomasinin rasyonelliğini ortaya koymaktadır. Ermenistan’ın bu denge arayışı, jeopolitik gerçeklikler karşısında sıfır toplamlı seçimler yerine akıllıca tercihler yapma kapasitesini simgelemekte; hem Moskova’nın ekonomik ve askeri baskısına karşı bir uyarı hem de bölgesel aktörler için ilham kaynağı niteliğindedir. Bu çerçevede, Türkiye-E
Normalleşme sürecinde zorluklar elbette mevcuttur. Diaspora etkileri, tarihsel anlatılar ve Rusya’nın bölgesel nüfuzu gibi unsurlar belirsizlik yaratabilmektedir. Ancak Paşinyan yönetiminin “gerçek Ermenistan” vurgusu ve mevcut sınırlar içinde odaklanma yaklaşımı, pragmatik bir yol haritası sunmaktadır. Türkiye, bu süreci Türk dış politikasının temel ilkeleri – barış, istikrar ve ekonomik işbirliği – doğrultusunda desteklemekte, Azerbaycan’la tam uyum içinde hareket etmektedir [5].