Michalak, bu yıl Avrupa'da etkili olan orman yangınları ve bunun etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
2026'nın Avrupa'daki ormanları ciddi şekilde etkileyen yıllardan biri olduğunu vurgulayan Michalak, "(Sıcaklar) Sezon erken başladı, sadece Temmuz 2026'da bir hafta içinde yaklaşık 200 bin hektarlık orman yandı. Bu, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde rekor kıran önceki yıl olan 2025'te kaydedilen değerin çok üzerinde. Bu yangınların insanları, altyapıyı ve diğer arazileri de ciddi şekilde etkilediğini belirtmek de önemlidir. Sadece İspanya ve Fransa'da yaklaşık 400 bin kişi tahliye edilmek zorunda kaldı. Dolayısıyla mevcut durum endişe verici." ifadelerini kullandı.
Michalak, orman yangınlarıyla ilgili istatistiklerin önceki rekor kıran yıla benzediğini ve yaz sezonunun henüz bitmediğini vurguladı.
Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, bu yıl bugüne dek 600 bin hektardan fazla alanın yangınlardan etkilendiğini, geçen yıl ise 1 milyon hektardan fazla ormanın yandığı bilgisini veren Michalak, yangınların çalılıkları, tarım arazilerini ve kentsel alanları da etkilediğine işaret etti.
Bu istatistiklerin 30 hektardan büyük yangınları kapsadığını söyleyen Michalak, buna dahil olmayan birçok alanda da küçük çaplı orman yangınlarının yaşandığını kaydetti.
Michalak, "(Orman yangınları) 2026'da en çok etkilenen ülke İspanya oldu. Yaklaşık 300 bin hektar alan kül oldu ve sadece Avila bölgesinde 40 bin hektardan fazla orman yandı. Bu, İspanya'da izleme tarihindeki kaydedilen en büyük orman yangınıydı. İkinci olarak Fransa'yı örnek gösterebilirim, 100 bin hektardan fazla alan yandı. Bu, İspanya'dakinden daha az olsa da bu ülkeler için ortalamanın üç katı. (Fransa'da) Özellikle etkilenen bölge ise 40 bin hektardan fazla alanın yandığı Gironde oldu." diye konuştu.
Orman yangınlarının insan ve doğanın etkileşiminin başlangıcından bu yana var olduğunu dile getiren Michalak, değişen durumun yangınları söndürme teknolojisi ve yöntemlerindeki gelişmeler olduğunu, bunun da yangınların artık tamamen kontrol edilebileceği izlenimi oluşturduğunu belirtti.
Michalak, "Bence özellikle son gelişmeler, her şeyin kontrol edilemeyeceğini, çok daha fazlasının yapılması gerektiğini, orman yangınlarının sadece ormancılar ve itfaiye ekipleri için bir mesele olmadığını anlamamızı sağladı. Bu, günümüzde tüm toplumun meselesi. (Orman yangınlarından) Bence çıkarılan derslerden biri, belki de yeni bir normal olmadıkları ancak yaşamımızda, yaşam biçimimizde, ayrıca ekonomimizin ve toplumumuzun bu konudaki işleyişinde çok daha fazla yer almaları gerektiğidir." ifadelerini kullandı.
Orman yangınlarına karşı ülkelerin işbirliği içerisinde olduğunu aktaran Michalak, bu durumun, tüm toplum tarafından kapsamlı şekilde ele alınması ve ilgilenilmesi gereken bir konu olması gerektiğini dile getirdi.
Yangınlarla mücadelenin yalnızca söndürmeyle sınırlı olmadığını da vurgulayan Michalak, etkili bir yangın yönetiminin hazırlık, önleme, arazi kullanım planlaması, güvenlik tedbirleri ve kapsamlı bir kontrol sisteminden geçtiğine dikkati çekti.