ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından İran'ın misilleme adımları kapsamında Hürmüz Boğazı'nda geçişleri kısıtlaması, küresel tedarik zincirinde aksamalara neden olarak jet yakıtı arzında keskin daralmaya yol açtı.
S&P Global Platts verilerine göre, Avrupa'da jet yakıtı fiyatları savaş öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 100 artarak rekor seviyelere ulaştı. Küresel ortalama jet yakıtı fiyatı geçen hafta yüzde 7,1 artışla varil başına 209 dolara çıktı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkes sağlandığını duyurmasının ardından petrol fiyatlarında görülen yüzde 10'un üzerindeki düşüş, jet yakıtı maliyetlerine yönelik baskının hafifleyebileceği beklentisini artırdı. Ancak rafineri kaynaklı arz sorunları ve lojistik kısıtlar nedeniyle fiyatlardaki normalleşmenin sınırlı kalacağı öngörülüyor.
Güncel verilere göre jet yakıtı fiyatları Asya'da varil başına 181,6 dolar, küresel ortalamada ise 196,2 dolar seviyesinde seyrediyor.
Körfez bölgesi, Avrupa'nın jet yakıtı ithalatının yaklaşık yüzde 50'sini karşılayan kritik bir tedarik merkezi olarak öne çıkıyor. Bu arzın büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden sağlanıyor.
Bölgede yaşanan aksaklıklar ve artan fiyatlar, havayolu şirketlerinin maliyetlerini yükseltirken, bazı Avrupa ülkelerinde operasyonel kısıtlamalar ve yaz sezonu uçuşlarına ilişkin risk uyarıları gündeme gelmeye başladı.
Bu gelişmeler, Avrupa ülkelerini Orta Doğu kaynaklı arz risklerine karşı alternatif tedarik arayışına iterken, jet yakıtında net ihracatçı konumda bulunan ABD'ye yönelimi artırıyor.
Kpler verilerine göre ABD'nin petrol ürünleri ihracatı martta önceki aya göre yüzde 20'nin üzerinde artarak günlük yaklaşık 3,11 milyon varile yükseldi ve 2017'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
S&P Global verilerine göre ABD'nin Avrupa’nın jet yakıtı arzındaki payı 2025'te yaklaşık yüzde 3 seviyesinde kalırken, Birleşik Krallık ABD'den yapılan sevkiyatların en büyük alıcısı oldu.
Ayrıca, Trump da 31 Mart'ta yaptığı bir paylaşımda, tedarik sıkıntısı yaşayan ülkelere ABD'den jet yakıtı satın almaları çağrısında bulunarak ülkenin alternatif tedarikçi olarak öne çıkabileceğine işaret etmişti.