Eski İsveç Başbakanı Stefan Löfven, eski İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, eski Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox ve eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in de aralarında yer aldığı üst düzey Avrupalı isimler, 15 Haziran'da yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı ile 18-19 Haziran'da yapılacak AB zirvesi öncesinde ortak görüş yazısına imza attı.
"AB'nin Filistin'de İsrail'in yasa dışı uygulamalarına göz yummayı bırakmasının zamanı geldi" başlıklı yazıda, AB'nin uluslararası hukuk üzerine kurulduğu ve Birlik üyesi ülkelerin AB yasaları ile uluslararası anlaşmalara bağlı olduğu vurgulandı.
Yazıda, AB'nin uluslararası hukukun uygulanması ve özellikle AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın hükümlerinin hayata geçirilmesi konusunda siyasi ve ahlaki liderlik göstermemesinin, Birliğin hem kendi vatandaşları hem de uluslararası toplum nezdindeki güvenilirliğine zarar verdiği belirtildi.
AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın 2'nci maddesinin, taraflar arasındaki ilişkilerin insan haklarına ve demokratik ilkelere saygı temelinde yürütülmesini öngördüğü hatırlatılan yazıda, mevcut durumun bu şartlarla bağdaşmadığı ifade edildi.
Yazıda, 7 Ekim 2023'te "Hamas ve diğer silahlı grupların İsrailli sivillere yönelik saldırıları" kınanarak, bunun İsrail'in Gazze'deki soykırımını haklı gösteremeyeceği kaydedildi.
Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 73 bin kişinin hayatını kaybettiği, bunların 21 bin 500'den fazlasının çocuk olduğu aktarılan yazıda, Ekim 2025'teki ateşkesten sonra da 900'den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bilgilerine yer verildi.
Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Filistinlilerin Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki haklarının telafisi mümkün olmayan şekilde zarar görmesi riskinin bulunduğuna hükmettiği aktarılan yazıda, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) de İsrailli liderler hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkardığı hatırlatıldı.
Yazıda, buna rağmen İsrail hükümetinin Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasını engellemeyi sürdürdüğü, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine kısıtlamalar getirdiği belirtildi.
Gazze'de tarım arazilerinin, su depolarının ve tuzdan arındırma tesislerinin tahrip edildiği, Filistinlilerin yaşam koşullarının daha da kötüleştiği ifade edilen yazıda, Gazze nüfusunun bölgenin yalnızca yüzde 30'una sıkıştırılmasının planlandığının ve bunun Filistinliler üzerinde topraklarını terk etmeleri yönünde baskı oluşturduğunun altı çizildi.
Temmuz 2024'te UAD'nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan ve en az 750 bin kişinin yaşadığı tüm İsrail yerleşimlerinin yasa dışı olduğuna karar verdiği anımsatılan yazıda, İsrail hükümetinin bu görüşü dikkate almadığı ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs'teki ilhak politikalarını sürdürdüğü vurgulandı.