Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Serdar Sertçelik, Bora Kaplan ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar katılırken taraf avukatları da salonda hazır bulundu.
Müşteki sanıklar Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
İddianamenin özetinin okunması ve sanıkların kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı, bir kısım sanık avukatlarının dosyalarının tefrik edilmesi ve dosya kapsamındaki dijital materyallere ilişkin dökümlerin birer örneklerinin sanık taraflarına açılması yönünde talep olduğunu bildirerek cumhuriyet savcısına söz verdi.
Savcı, birtakım olay olgularının birlikte değerlendirilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunarak mahkemeden, talebin reddedilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme, avukatın taleplerini reddetti.
Söz verilen Bora Kaplan'ın "Operasyonu düzenleyen polisler de burada. Bunlar, FETÖ'den yargılanıyor." söylemi üzerine müşteki sanık sıfatıyla salonda yer alan polisler tepki gösterdi.
İzleyici kısmında bulunan Ayhan Bora Kaplan'ın yakınlarının da müşteki sanık polislere bağırarak tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı, Kaplan'ın yakınlarını duruşmadan çıkarırken sanık ve izleyicilere duruşmanın düzenini bozmamaları konusunda uyarıda bulundu.
Mahkeme başkanı, tutuklu sanık Serdar Sertçelik'e söz verdi.
M7 kod adıyla gizli tanık yapılma sürecini anlatan sanık Sertçelik, şu beyanda bulundu:
"Suç örgütünün başlangıcı olan 2021 yılında yapılan operasyonda benim adım geçmemektedir. 2023 yılında ise dosyada benim adım hiçbir şekilde geçmezken adım 15 gün sonra dosyaya giriyor ve gözaltı kararım çıkıyor. Şu an iddianamede yönetici olarak yer alıyorum. Dosyanın M7 kod isimli gizli tanığı benim. Aynı dosyada hem gizli tanık hem sanık yapıldım. Kendi kendimi suçlamak zorunda bırakıldım. Baskı ve vaatlerle gizli tanık yapıldım."