Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Thanos Plevris'in daveti üzerine Atina'ya resmi ziyarette bulunan Çiftçi; Bulgar mevkidaşı Emil Dechev'in de katılımıyla düzenlenen, komşu ülkelerle düzensiz göç, terörle ve organize suçlarla mücadele konularının ele alındığı "Üçlü Mekanizma Toplantısı"na katıldı.
Çiftçi daha sonra Plevris ve Dechev ile ikili görüşmelerde de bulundu.
Toplantı sonrasında basına açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi "Attığımız her adım yalnızca ülkemizin değil, aynı zamanda Avrupa'nın güvenliğine de katkı sağlamaktadır." dedi.
Çiftçi, Türk makamlarının uluslararası hukuk ve insani değerler çerçevesinde yürüttüğü kararlı mücadelenin sonuç verdiğini belirtti.
Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelede oluşturduğu caydırıcılık sayesinde, hedef ve transit ülke olma konumundan büyük ölçüde çıktığını vurgulayan Çiftçi; Yunanistan ve Bulgaristan ile sürdürülen "Üçlü Mekanizma"nın bu süreçteki stratejik katkılarına dikkati çekti.
Çiftçi, göçmen kaçakçılığının terör ve organize suç örgütleri için kritik bir finansman kaynağı olduğunun altını çizerek, düzensiz göçle mücadelenin terör ve organize suçla mücadeleye paralel, tamamlayıcı bir stratejiyle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bakanlıklarının yetki alanına giren konularda istişarelerde bulunan üç bakan, toplantının ardından toplantı içeriğine ilişkin ortak basın açıklamasında bulundu.
Buna göre toplantıda; göçmen kaçakçılığı ve göç akınlarına karşı ortak mücadele mekanizmasının güçlendirilmesi üzerinde duruldu. Görüşmede üç bakan, organize suçlarla daha etkin bir şekilde mücadele edilmesi üzerine görüş bildirdi. Son günlerde dünya gündeminin ilk sıralarında yer alan, Orta Doğu'da yaşanan savaştan doğabilecek göç konusunu ele alan bakanlar, savaşın Orta Doğu ve Basra Körfezi’ndeki yansımalarını değerlendirdi.
Gelişmelerin göç akınları üzerindeki olası etkilerinin de masaya yatırıldığı toplantıda bakanların yaptığı değerlendirmeler sonucunda, şu an için endişe verici bir göç dalgasının gözlemlenmediği kaydedildi.
Dechev ise ülkesinin, üçlü diyaloğun yarattığı katma değere inandığını, bu sürecin devamlılığı ve sürdürülebilirliğinin kararlı bir destekçisi olmayı sürdüreceğini belirtti.