Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, CNN Türk canlı yayınında soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
New York'ta Türkiye'yi temsilen katıldığı Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonunun 70'inci Oturumunda Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerde kadın ve çocukların sesi olduklarını belirten Göktaş, şunları söyledi:
"İran'da 170 çocuk ilk gün vuruldu, hayatını kaybetti. Bu konuya da dikkat çektik fakat uluslararası kuruluşlardan çok daha güçlü bir beyan beklerdim. Bu savaş odağında da neredeyse ses eden olmadı. İlkeli tutumun çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bir ilke tutumunuz varsa bunu her platformda dile getirmek lazım. Bazı savaşları görüp bazılarını görmezden gelemeyiz. Biz, nerede olursa olsun mazlumun, mağdurun, kadınların, çocukların yanında olmayı, onların sesleri olmayı sürdüreceğiz. Biz, ülke olarak savaşı önlemek adına çok yoğun çaba harcadık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda oldukça hassas. En kısa zamanda barışın, huzurun tekrar tesis edilmesi ve çatışmaların bir an önce son bulma
Göktaş, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta Türkiye'nin tutumunun diplomatik yollarla süreci sakinleştirmek, bir an önce bölgede barışın ve istikrarın sağlanması olduğunu dile getirdi.
Bakan Göktaş, çocukların yüzde 63'ünün sosyal medyada çok yoğun varlık gösterdiğine dikkati çekti.
"Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı"nı oluşturduklarını anlatan Göktaş, "Yaklaşık 1,5 yıldan fazladır bu konuya çalışıyoruz. Bu konu tüm dünyanın gündeminde. Ailelerle, çocuklarla, uzmanlarla, teknoloji firmalarıyla bir araya geldik. Hassasiyetlerimizi dile getirdik ve ülkemize özgü bir model çalıştık. Torba yasamızın içerisinde bulunan 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi AK Parti Grubumuz, Meclis Başkanlığına sundu. Haftaya inşallah komisyonda görüşülecek. En yakın zamanda yasalaşma sürecini bekliyoruz. Bununla birlikte yönetmelik çıkacak." diye konuştu.
Bakan Göktaş, kamuoyunda yüzde 80'in üzerinde bu konuda destek verildiğini belirterek, "Amacımız, yasakçı zihniyet değil denetim mekanizmalarının oluşturulması. Oyunlarla ilgili de benzer hassasiyetler var. Amacımız, burada bir muhatap bulmak. Sosyal medya, bağımlılık üretiyor. Dijitalde akran zorbalığı da çok arttı. Biz de 'Çocuklar Güvende' uygulamasını hayata geçirdik. Çocuklarımızın okulda veya sokakta karşılaşabildikleri olumsuzlukları bildirdiği bir platform oluşturduk. Bu uygulamayı ailelerimize ve çocuklarımıza anlatmamız gerekiyor. Bildirimde bulunduklarında biz de müdahale edebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Doğum oranlarına değinen Göktaş, "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi. Genç ve dinamik nüfus yapısı her zaman dayanağımız oldu. Hane büyüklüğümüz oldukça küçüldü, hane ortalamamız 3,17. Hanelerin yüzde 57'sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor. Hızla yaşlanıyoruz. Nüfusta da bütün dünyada düşüş var ama ülkemizdeki düşüş çok hızla oldu. Bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı düşüşü biz, 27 yıl gibi kısa bir sürede yaşadık. Doğurganlık hızımızda bu şekilde gidersek önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. Bu, çok büyük bir düşüş." değerlendirmesinde bulundu.
Göktaş, doğum izinlerinde de uzun yıllardır düzenleme yapılmadığını, 16 haftalık doğum izni süresini 24 haftaya, 5 günlük babalık iznini de 10 güne yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirerek, "Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler. Koruyucu ailelere de özellikle 0-3 yaştaki evlat edinme süreçlerinde doğum izni süresi gibi bir izin süresi tanımış olacağız." diye konuştu.
Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu'yla ilgili detaylara ilişkin şunları kaydetti: