Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Maltepe'de bir dizi ziyarette bulundu.
İlk olarak AK Parti Maltepe İlçe Başkanlığına gelen Güler'i partililer karşıladı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstikal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Güler, yaptığı konuşmada Preveze Deniz Zaferi'nin 488'inci yıl dönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı.
Maltepe'nin köklü tarihi ve stratejik konumuyla İstanbul'un Anadolu Yakası'nda tarih boyunca önemini koruyan güzide yerlerden biri olduğunu belirten Güler, "Osmanlı devrinde de ordumuz için önemli bir lojistik menzil merkezi olan bu bölge, Milli Mücadele yıllarında da İstanbul'dan Anadolu'ya gerçekleştirilen geçişlerde kritik roller üstlenmiştir. Cumhuriyet Dönemi'nde belediyeleşme süreciyle birlikte gelişimini sürdüren Maltepemiz, güzel sahili ve denizle iç içe konumunun sağladığı imkanlarla İstanbul'un sosyal hayatında da kendine özgü bir yer edinmiştir." diye konuştu.
Güler, bugün tüm dünyada güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgede risk ve tehditlerin giderek çeşitlendiği son derece kritik bir dönemden geçildiğini söyledi.
Yakın coğrafyada yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizlikler, çatışmalar ve hatta savaşların, güçlü devlet yapısının, milli birlik ve beraberliğin, dirayetli ve istikrarlı liderliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Güler, şöyle konuştu:
"Böylesine çetin bir dönemde Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde huzur ve güvenliğini korurken uluslararası güvenlik mimarisinin de etkin aktörlerinden biri haline gelmiştir. Ülkemizin bugün ulaştığı bu müstesna konumu, ihtilaflı meselelerin çözümündeki yapıcı tutumumuz ile uluslararası arenada yürüttüğümüz yoğun diplomasi trafiğinde de açıkça görüyoruz. Nitekim, Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde başta Birleşmiş Milletler ve NATO olmak üzere uluslararası platformlarda ülkemizin ortaya koyduğu çok yönlü yaklaşım, krizlerin çözümüne, barışa, adalete ve istikrara katkı sunmayı amaçlayan bir anlayışın yansımasıdır."
Türkiye'nin, bugün kendi güvenliğini sağlarken çevresindeki krizlere kayıtsız kalmayan, diplomasinin imkanlarını sonuna kadar kullanan, gerektiğinde inisiyatif alan ve çözüm için yeni yollar açabilen bir ülke olduğuna dikkati çeken Güler, "Sayın Cumhurbaşkanımızın da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda dünya kamuoyunda güçlü yankı uyandıran veciz ifadeleriyle vurguladıkları üzere, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda bölgesel sahiplenmeyi, açık diplomasiyi, karşılıklı güveni ve ortak kalkınmayı esas alan yaklaşımlar daha da önem kazanmaktadır." dedi.
Güler, şöyle devam etti:
"Bu anlayışla hareket eden ülkemiz, Irak ve Suriye'deki istikrarsızlık ve kaosun sona erdirilmesinden Libya'daki sorunların çözümüne, Kafkaslar'da kalıcı barış ve huzurun sağlanmasından Karadeniz'de güvenliğin korunmasına kadar uluslararası güvenlik, huzur ve barış için yoğun diplomatik çabalar yürüttü, yürütmeye devam ediyor. Köklü devlet geleneğimizin, medeniyet değerlerimizin ve sorumluluk anlayışımızın bir gereği olarak aynı şekilde başta Filistin olmak üzere kriz ve çatışma bölgelerinde insani değerlerin ve uluslararası hukukun korunmasını savunuyor, ihtiyaç sahiplerine desteğimizi sürdürüyoruz. Elbette ülkemizin diplomasi masasında güçlü olmasının en önemli dayanaklarından biri de saha