Bakan Işıkhan, Türk Metal Sendikasınca bir otelde düzenlenen "Genç İşçiler 3. Büyük Kurultayı"na katıldı.
Küresel ölçekteki büyüme mücadelesine, her geçen gün yeni bir cephe kazandıran Türkiye'nin en büyük sermayesinin beşeri güç olduğunu belirten Işıkhan, gençlerin, ülkenin yerli ve milli kalkınma yolculuğunu aklıyla, fikriyle ve enerjisiyle omuzladığını vurguladı.
Işıkhan, metal sektöründe faaliyet gösteren, çalışan, üreten, milli kalkınmaya ivme katan sendikalı gençlerin dinamizminin hem Türkiye'nin üretim ve iş gücü potansiyelinin hem de gittikçe gençleşen sendikacılık ve sivil toplum faaliyetlerinin önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.
Bugün gençlerin, teknoloji ve enformasyon çağının da etkisiyle, geçmişe kıyasla daha pratik, inovatif, bilinçli ve bunun doğal bir sonucu olarak daha üretken konumda olduğunu dile getiren Işıkhan, teknolojinin hızla ilerlediği ve sosyal hayatı da aynı hızla dijitalleştirdiği bir dönemden geçildiğini kaydetti.
Yapay zekadan otomasyona ve bilişimden enerji verimliliğine kadar her alanda, gençlerin varlığını ve başarılarını görmenin kendilerini gururlandırdığını vurgulayan Işıkhan, şunları paylaştı:
"Bugün, Kurultay kapsamında, teknolojinin karanlık yanına, dijital bağımlılık konusuna özellikle gençlerimizin dikkatle eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sosyalleşme kavramının ihtiva ettiği özelliklerin, artık birer birer sanal dünyaya, yapay ilişkilere ve anlık keyiflere dönüşmesi, sadece toplumsal hayatı değil, aynı zamanda bireysel yaşamı da olumsuz yönde etkilemektedir. Dijital araçlara ulaşımın gittikçe kolaylaşmasıyla birlikte sanal dünyaya yüklediğimiz anlam, maalesef bizi, dijital bağımlılık riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Dijital bağımlılık, aşırı sosyal medya kullanımından, illegal siteler aracılığıyla bahis oyunlarına varıncaya kadar pek çok alt kategorisi bulunan ve toplum
Dijital dünyayla fazla temasın, iş sağlığı ve güvenliğini riske attığı, iş performansını düşürdüğü ve iş kazalarına neden olduğu uzmanlarca ortaya konulan bir gerçektir. Bu tehdit bugün, ailede, iş ve sosyal hayatta ilişkileri bozmakla kalmamakta, ruhsal ve bedensel sağlık sorunları başta olmak üzere, yaşam kalitemizi düşürecek birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir. Teknoloji ve dijital araçlar, sosyal hayatın kaçış noktası veya sorumluluklarımızın acil çıkış kapısı değildir. Dolayısıyla dijital bağımlılıktan korunmanın ve gençlerimizi de bu tehlikelerden korumanın öncelikli yolu, dijital mecralara dair gerçeklik algımızı doğru yönde belirlemek ve bu alanları birer sorun çözücü bir
Dijital dünyayla kurulacak ilişkilerde belli sınırlar koymak ve iradenin yönetimini sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak gerektiğinin altını çizen Işıkhan, dijital bağımlılığın bir salgın halinde yayılmasını engelleyerek, teknolojiyi sadece hayatı kolaylaştıracak bir araca dönüştürmenin herkesin kendi elinde olduğunu söyledi.
Metal sektörünün, Türkiye'nin üretim ve ihracatında büyük payı bulunan, aynı zamanda dijitalleşmenin de en çok etkilendiği sektörlerden bir tanesi olduğuna işaret eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk Metal Sendikası, işkolunun en büyük sendikası olmanın yanı sıra üyelerinin yüzde 40'ı genç üyelerden oluşmaktadır. Türk sendikal hareketinde ilklere imza atan bir sendika olmasının yanı sıra işkolundaki gelişmelere de öncülük etmektedir. Sizlerin de emek verdiği, ekmeğini kazandığı bu sektörde dijital dönüşümü doğru yönetmek, değişimi olumlu bir gelişime çevirmek, faydalarından maksimum yararlanmak ve riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindedir."