Marmara Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ve Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur'un katılımıyla Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi'nde gerçekleştirildi.
Törende konuşan Bakan Kacır, teknolojinin mevcut dönemde dünyaya her anlamda yön verdiğini kaydederek, yapay zekadan yarı iletken teknolojilere, uzaydan bulut bilişime, biyoteknolojiden enerji teknolojilerine farklı sahalarda gerçekleştirilen özgün çalışmaların insanlığa yeni ufuklar açarken, küresel güç dengelerini de yeniden tanımladığını söyledi.
"4. Sanayi Devrimi" olarak da tanımlanan bu sürecin öneminde değinen Kacır, bu sürecin, AR-GE'ye, teknolojiye ve nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak yeniliğe öncülük edenlerin dünya sahnesinde yükseldiği, bu treni kaçıran diğer ülkelerin ise başkalarının ürettiği teknolojinin ancak pazar yeri olmaya mahkum edildiği bir yol ayrımını ifade ettiğini vurguladı.
Kacır, Türkiye'nin geçmiş sanayi devrimlerinin sunduğu fırsatları yeterince değerlendiremediğine işaret ederek, "Vecihi Hürkuş, Şakir Zümre, Nuri Demirağ gibi milli teknolojinin öncü isimlerinin başlattığı hamleler, 'siz yapamazsınız', 'dışarıdan almak daha ucuz', 'icat çıkarmayın' gibi söylemlerle akamete uğratıldı. 2000'li yılların öncesinde AR-GE ve inovasyon sanayimizin gündeminde yer almıyordu. Üniversitelerimizle sanayimiz arasına adeta görünmez sınırlar örülmüştü. Dünya koşar adım internet devriminin sunduğu imkanlarla yeni bir üretim, iletişim ve rekabet düzeni inşa ederken, biz uzun yıllar boyunca bu dönüşümün asli aktörlerinden biri olmak yerine çoğu zaman dönüşümü geriden takip ed
Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, son 23 yılda atılan kararlı adımlarla bu tabloyu baştan başa değiştirdiklerini belirterek, AR-GE'yi, inovasyonu, yüksek katma değerli üretimi ve üniversite-sanayi işbirliğini kalkınma politikalarının merkezine yerleştirdiklerini söyledi.
Kacır, bugün Türk mühendislerinin, araştırmacılarının, girişimcilerinin imza attığı projelerin Türkiye'nin öz güvenini, üretim kabiliyetini ve küresel rekabet gücünü tahkim ettiğine dikkati çekti.
Türkiye'nin bu gelişim yolculuğunun dünya tarafından yakından takip edildiğini anlatan Kacır, şöyle devam etti:
"Elbette bunun en çarpıcı örneklerini savunma sanayisinde görüyoruz. Evvelden piyade tüfeğini bile ithal etmek zorunda kalan, savunma sanayisindeki yüksek dışa bağımlılığı nedeniyle en temel ihtiyaçlarının dahi kendisine karşı birer koz olarak kullanılmaya çalışılan bir Türkiye vardı. Bugün kendi insansız hava araçlarını, savaş uçaklarını, deniz platformlarını, uydularını, füzelerini geliştirip üreten bir Türkiye var. Savunma sanayisinde yakaladığımız bu başarılar, milletimizin zihnine vurulmak istenen prangaları parçalayıp attı ve diğer sektörlerde de büyük dönüşümün önünü açtı. Tüm sektörlere yayılan güçlü bir teknoloji ekosisteminin oluşmasına, ülkemizdeki AR-GE kültürünün güçlenmesine ve
Kapsamlı AR-GE teşviklerimiz de bu büyük dönüşüm hikayesinin en güçlü kaldıraçlarından biri oldu. 2002'den bu yana Türkiye'nin AR-GE harcamalarını yıllık 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükselttik. AR-GE harcamalarının milli gelirimizdeki payı binde 5'ten yüzde 1,5'e çıktı. 2002'de 29 bin olan tam zaman eşdeğer AR-GE personel sayımız şimdi 310 bini aştı. Oluşturduğumuz AR-GE altyapısıyla, eş zamanlı devrimlerle büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektöründe, fikri ve sınai mülkiyet hakları tümüyle ülkemize ait olan Togg ile küresel sahnede yerimizi aldık. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini ülkemiz adına yeni bir atılım sahasına dönüştürdük."
Kacır, TÜRKSAT 6A ile Türkiye'yi uydu teknolojilerinde dünyada ilk 11'e, yani A takımına taşıdıklarını ifade ederek, bu ivmenin artarak devam edeceğini vurguladı.