Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, doğal kaynakların sınırsız olduğu anlayışıyla sürdürülen kontrolsüz tüketimin çevresel sorunları derinleştirdiğini belirterek, "Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, her alanda yenilenmiş bir sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız." dedi.
Bakan Kacır, İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen "Sıfır Atık Forumu 2026"nın ilk bakanlar oturumuna katıldı.
"Yüksek Düzeyli Sanayi ve Teknoloji Bakanları Oturumu: Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Perspektifi" oturumunda konuşan Kacır, Sanayi Devrimi’nden bu yana ilerleme ve kalkınma arayışının sınırsız tüketim eğilimiyle şekillendiğini belirterek, doğanın kaynaklarının sınırsız olduğu yönündeki yanıltıcı anlayışın sonuçlarının bugün tüm dünyada hissedildiğini söyledi.
Kacır, yaşanan gelişmelerin sürdürülebilirlik konusunda ortak sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, "Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, her alanda yenilenmiş bir sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde hayata geçirilen Sıfır Atık Hareketi'nin, atıkları ekonomik değere dönüştürürken çevrenin korunmasına katkı sağladığını ifade eden Kacır, hareketin doğayla uyumlu üretim ve tüketim anlayışının mümkün olduğunu ortaya koyan kapsamlı bir dönüşüm modeli sunduğunu vurguladı.
Kacır, "Bu hareket; israfı önleyen, kaynaklara değer veren, kayıpları en aza indiren ve aşırı tüketim yerine dengeyi esas alan yeni bir yaşam kültürünü temsil etmektedir. Bunun bir göstergesi olarak, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 30 Mart tarihini Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan etmiştir." diye konuştu.
Bu vizyon doğrultusunda Türkiye'nin sanayide yeşil dönüşümü hızlandırmak amacıyla kapsamlı politika ve destek mekanizmalarını hayata geçirdiğini söyleyen Kacır, şöyle konuştu:
"Bu çerçevede yatırım teşvik sistemimizi, sanayinin yeşil ve döngüsel dönüşümünü daha etkin şekilde destekleyecek biçimde yeniden yapılandırdık. Doğal kaynakları koruyan, kaynak verimliliğini artıran, düşük karbonlu üretimi destekleyen ve döngüsel ekonomiyi güçlendiren yatırımlara öncelik veriyoruz. Daha temiz ve daha verimli üretime yatırım yapan şirketleri desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm Programını hayata geçirdik. Program kapsamında enerji ve kaynak verimliliğini artıran, emisyonları azaltan, atıkların yeniden kullanımını ve geri kazanımını sağlayan ve üretim süreçlerinin çevresel performansını iyileştiren yatırımlara kapsamlı destekler sunuyoruz."
Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda ileri teknolojilerin geliştirilmesini, inovasyon kapasitesinin artırılmasını ve sanayide rekabet gücünün yükseltilmesini sağlayan stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini belirterek, bu kapsamda yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) aracılığıyla iklim dostu teknolojiler, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, temiz üretim ve sürdürülebilir malzemeler gibi kritik alanlardaki AR-GE faaliyetlerini destekliyoruz. TÜBİTAK, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanında çalışan 4 bin 500 projeye ve 4 bin 300 bilim insanına 700 milyon dolar kaynak tahsis etmiştir. TÜBİTAK’ın Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritaları, demir-çelik, alüminyum, çimento, kimya, plastik ve gübre gibi stratejik ve yüksek emisyonlu sektörlerde yeşil dönüşüm için kritik teknolojileri ortaya koymaktadır."