Bakan Kacır, Asrın İşinsanları Derneğinin (ASRİAD) İstanbul'da düzenlediği iftar programında, Türkiye'nin, çevresinde devam eden savaşlara rağmen istikrarını sürdürmeye ve mahzunlara umut olmaya devam ettiğini belirtti.
Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aktif bir diplomasi yürüttüğünü dile getiren Kacır, şöyle devam etti:
"Bizler adeta ateş çemberine dönmüş bu coğrafyada istikrar adası olarak yolumuza devam etmenin gayreti içindeyiz. Bir yandan bu huzuru yaşarken elbette bir yandan dünyada neler olup gittiğini yakinen takip etmeye, itidal ve sabır içinde kendinden emin aktif bir diplomasi süreci yürütmeye Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devam ediyoruz.
4 yıla yakın zamandır kuzeyimizde bir savaş var. 1 milyondan fazla insan Rusya-Ukrayna Savaşı'nda öldü. Bu, dünyanın gözünün önünde oldu. Güneyimizde 800 günü aşkın zamandır bir soykırım devam ediyor. İsrail 70 binden fazla insanı öldürdü, milyondan fazla insanı yerinden etti. Gazze'de camileri, hastaneleri, okulları, kiliseleri bombaladı, yerle bir etti. Bu da dünyanın gözünün önünde oldu. Şimdi doğumuzda komşumuz İran uluslararası hukukta hiçbir yeri olmayan bir saldırıya uğradı."
Bu gelişmelerin, uluslararası sistemin işleyişine dair soru işaretlerini artırdığını söyleyen Kacır, uluslararası kurumların masumların ve mazlumların haklarını korumakta yetersiz kaldığını ifade etti.
Bakan Kacır, "Savaşta sadece askeri hedefler zarar görmüyor. Kız çocuklarının okuduğu bir okul hemen savaşın ilk günlerinde bombalandı ve 170'e yakın kız çocuğu maalesef hayatını kaybetti. Önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda yine çok sayıda masumun, mazlumun maalesef canının yanması, hayatını kaybetmesi de muhtemel. Bütün bunlar bize şunu ifade ediyor, zaten varlığından Müslümanlar olarak çokça şüphe duyduğumuz uluslararası hukuk artık tümüyle yine ortadan kalkmış durumda. Ne Birleşmiş Milletler ne İnsan Hakları Mahkemesi ne Adalet Divanı dünyada masumların, mazlumların hakkını koruyacak bir kudrete, kuvvete sahip değil. Kim kuvvetliyse maalesef ki onun hedeflerine ulaşmasının önünde in
"Bu coğrafyada ayaklarımızın üzerinde durmak ve kendi istikametimizle yolumuza devam etmek için güçlü olmak zorundayız." diyen Kacır, şunları söyledi:
"Türkiye, Türk milleti güçlü olmak zorunda. Sadece Türk milleti için değil umut ışığının Anadolu'dan, Türkiye'den yükselmesini bekleyen dünyanın bütün mahzunları için kuvvetli olmak zorundayız. Hamdolsun özellikle son 23 yılda hep birlikte gösterdiğimiz gayret neticesinde Türkiye önceki dönemlerden daha güçlü, daha kuvvetli. Tabii bir ülkenin gücünden, kuvvetinden bahsederken bazı temel göstergeleri değerlendirmek icap eder. Yani bir ülkenin gücü siyasi gücünü tarif eder. Ama o siyasi gücü de aslında başka birleşenlerden oluşmaktadır. Şüphesiz askeri kuvvet siyasi gücün önemli bir bileşenidir. Yani askeri olarak güçlü olmayan bir ülkenin bugünün dünyasında siyasi olarak güçlü olması pek mümk
Kacır, Türk Silahlı Kuvvetlerinin özellikle son yıllarda ileri teknoloji kabiliyetleriyle dünyanın en güçlü orduları arasında yer aldığını ifade etti.
Milli Teknoloji Hamlesi sayesinde Türkiye'nin, savunma sanayisinde birçok sistemi yerli ve milli imkanlarla geliştirebildiğini belirten Kacır, kara, deniz, hava ve uzay alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.