Bahçeşehir Üniversitesinde düzenlenen "Kurumlarda Yapay Zeka Güvenlik Entegrasyon ve Ekonomik Değer Zirvesi"nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, teknolojinin tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar toplumların refahına ve ülkelerin kalkınmasına yön verdiğini söyledi.
Kacır, üretim modellerinden bireysel yaşam pratiklerine kadar hemen her alanda kapsamlı bir yeniden yapılanmayı beraberinde getiren köklü devrimin merkezinde bugün yapay zekanın yer aldığını ifade etti.
Büyüyen veri hacmi, yükselen hesaplama kapasitesi ve gelişen analiz kabiliyetleriyle yapay zeka teknolojilerinin veriyi öngörüye, akla ve stratejik avantaja dönüştürmeye imkan tanıdığını belirten Kacır, yapay zekanın açtığı büyük fırsat penceresiyle, kamu otoritelerinin ihtiyaçları daha erken tespit etmesine, kaynakları daha etkin kullanmasına ve hizmetleri vatandaşların beklentilerine göre geliştirmesine imkan tanıdığını ve yatırım kararlarından üretim süreçlerine, tedarik zincirlerinden pazarlama stratejilerine kadar ekonominin bütün işleyişini yeniden şekillendirdiğini kaydetti.
Bakan Kacır, şöyle devam etti:
"Gerçekleştirilen çalışmalar, yapay zekanın sahip olduğu potansiyelle dünya ekonomisine her yıl 4,4 trilyon dolara varan bir katkı sunabileceğini ifade ediyor. Kuşkusuz, yapay zekanın üretimden sağlığa, eğitimden ulaşıma hayatın her alanına uzanan etkisini yalnızca ekonomik değer üzerinden değerlendirmek bize sınırlı bir bakış açısı sunar. Yapay zekanın sunduğu imkanlardan en üst düzeyde faydalanırken, beraberinde getirdiği riskleri de doğru tespit etmek ve bu risklere karşı etkin önlemler almak durumundayız. Kritik altyapı üstünlüğü ve devasa küresel platformları kontrol etme kapasitesine sahip ülkeler ile dünyanın geri kalanı arasında artan uçurumun kapı araladığı yeni ve derin kutuplaşmal
Yapay zekanın güvenli, adil, etik ve sorumlu biçimde kullanımı konusunda dünyadaki tüm tarafların üzerinde mutabık kaldığı, bağlayıcı ve hakkaniyetli bir küresel zeminin henüz oluşmadığını dile getiren Kacır, "Her geçen gün, bu boşluğun derin etkilerini gösteren yeni vakalarla karşı karşıyayız. Nitekim geçtiğimiz aylarda, güvenlik testlerine tabi tutulan gelişmiş yapay zeka sistemlerinin, kendileri için oluşturulan izole test ortamının sınırlarını aşarak internete eriştiğine ve üçüncü taraf sistemlere yetkisiz biçimde sızdığına şahit olduk." diye konuştu.
Bakan Kacır, derin sahtecilik teknolojileri, yapay zekayla üretilen sentetik içerikler ve ön yargılı algoritmaların hakikat ile yanılsama, adalet ile meşrulaştırma arasındaki çizgiyi giderek belirsizleştirdiğini ifade ederek, yaygın biçimde kullanılan yapay zeka modellerinin tek tipleştirici doğasının, farklı toplumların hafızasının, değer dünyasının, dil ve kültür zenginliğinin ve hayat tecrübesinin göz ardı edildiği bir dijital geleceğin kapılarını araladığını söyledi.
Kacır, "Yanı başımızda, Gazze'de ise yapay zekanın saldırı hedeflerinin belirlenmesinde kullanılması ise ahlaki pusulası olmayanların elinde bu teknolojinin nasıl bir yıkım aracına dönüşebildiğinin açık ispatı niteliğindedir. Hiçbir algoritma, insanın ahlaki ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıramaz." dedi
Hiçbir teknolojik üstünlüğün, sivillerin yaşam hakkının yok sayılmasının utancını örtemeyeceğini vurgulayan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnsanı merkeze almayan, adaleti gözetmeyen, mahremiyeti korumayan bir zeminde geliştirilen teknoloji insanlığın hayrına netice üretemez. Teknolojiyi insanlık için adalet ve merhamet ilkeleriyle şekillendirmek, medeniyet anlayışımızın bize yüklediği bir sorumluluktur. Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla yapay zekayı vatandaşlarımız ve tüm insanlık için bir refah vesilesine dönüştürecek iradeye ve birikime sahibiz. Bu birikimin temellerini, son 23 yılda adım adım inşa ettiğimiz araştırma, yenilik ve üretim ekosistemiyle attık."