Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 2027-2029 dönemine ilişkin "Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması" kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şimşek, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü dolayısıyla bugün bu ülkenin Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen kutlamaya katıldığını, özellikle ABD başta olmak üzere ortaklar ve müttefiklerle çok yakın bir işbirliği ve bilgi paylaşımları yaptıklarını anlattı.
Şimşek, ABD ile her düzeydeki diyaloğun yapıcı ve güçlü olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Önceliğimiz her zaman kendi finansal sistemimizin bütünlüğünü korumak ve bu yolla uluslararası finansal sistemin bütünlüğüne katkı sağlamak olmuştur. Türkiye, terörün finansmanı, her türlü yasa dışı finansal faaliyet, kara para aklama, yaptırımların ihlali ve yasa dışı ticaretin tüm biçimleriyle mücadelede kararlıdır. Bildiğiniz üzere, yıllardır finansal sistemimizin şeffaflığını ve bütünlüğünü güçlendirmek adına büyük yatırımlar yaptık ve bu çabalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye'de faaliyet gösteren tüm şirketler, ulusal mevzuatla tam uyum içinde faaliyette bulunmalı ve yaptırımlara konu olabilecek işlemlerden uzak durmalı. İster finans sektörü ister diğer sektörler olsun, yetkili kurumlarımı
ABD yaptırımları bağlamında geçmişte belirli ülkelerden doğal gaz ithalatı için muafiyet alındığının altını çizen Şimşek, şöyle devam etti:
"İran'dan doğal gaz satın aldığımızda İran'a ödeme yapmıyoruz. Bu size şaşırtıcı gelebilir, 'Nasıl yani, gazı bedava mı alıyorsunuz?' diyebilirsiniz. Ancak elbette hiçbir şey bedava değil. Doğal gaz karşılığında İran'a ödeme yapmıyoruz. Bu konuda da ABD ile bir mutabakatımız var. Para, çok sıkı biçimde düzenlenen bir hesapta tutuluyor ve İran'a bu hesaptan yalnızca gıda, ilaç ve benzeri kalemler için ödeme yapılabiliyor. İran, yaptırım rejimi kapsamında izin verilen belirli ürünleri satın aldığında, bu ayrılmış hesapta biriken para o işlemlere ödeniyor. Dolayısıyla doğal gaz ödemelerinin nasıl yönetileceğine ilişkin yerleşik ve iyi işleyen bir çerçeve mevcut."
Şimşek, tedarik zincirleri bakımından çeşitlendirilmiş bir yapının olduğunu ve İran'ın Türkiye'nin doğal gaz ithalatının görece küçük bir bölümünü oluşturduğunu ifade etti.
Alternatif kaynaklara ve depolama kapasitesine çok ciddi yatırımlar yaptıklarına dikkati çeken Şimşek, ABD'nin Türkiye'nin önde gelen LNG tedarikçilerinden biri konumunda bulunduğunu, müttefiklerle yakın bir işbirliği içinde olunduğunu ve bu tür meseleleri ilerleyen dönemde yönetebileceklerine inandıklarını bildirdi.
Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantısı nedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın toplantıya katılamadığını ifade eden Şimşek, kur rejimine yönelik bir soruya şu yanıtı verdi:
"Öncelikle, serbest dalgalı kur rejimine dönmek arzu edilen bir şeydir. Çünkü serbest dalgalı kur bir şok emici işlevi görür. Ancak yönetimli dalgalanma rejimindeyken, serbest dalgalanmaya geri dönebilmeniz için bazı koşulların oluşması gerekir. Burada öncelikle vurgulamak isterim ki mesele, serbest dalgalanmaya dönmekten çekinmek değil, bunun için gerekli koşulların sağlıklı ve doğru biçimde oluşmasını sağlamaktır. Normalde serbest dalgalanmaya geri dönebilmek için ideal olarak görece daha düşük bir enflasyon oranı istersiniz. Dalgalı kur rejimine geçiş için hala görece yüksek bir enflasyon oranımız var. İkincisi, enflasyon beklentileri de istediğimiz düzeyde değil. Üçüncüsü, normal şartlar