Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT Haber'de gündemi değerlendirdi, soruları yanıtladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Bu büyük bir şok, bir arz şoku. Yani enerji boyutuyla bakarsanız Hürmüz Boğazı'ndan geçiş anlamında dünya sıvılaştırılmış, LNG dediğimiz doğalgaz ve petrolün beşte biri; nafta gibi, üre gibi, gübre gibi buna benzer birtakım ürünler, yani jet yakıtı gibi ürünlerin de üçte biri civarında o bölgeden, Hürmüz Boğazı'ndan geçerek dünyaya arz ediliyor.
Dolayısıyla bu aslında 1970'lerden beri -yani biliyorsunuz 73 savaşı vardı, 78'deki bir arz şoku vardı, sonra 90'lı yılların başında birinci Körfez Savaşı var, 2000'li yılların başında ikinci Körfez Savaşı var, Rusya-Ukrayna savaşı var- bütün bunlarla karşılaştırdığınız zaman bu şok çok büyük bir şok. Hatta bütün bu bahsettiğim, zikrettiğim şokların tamamından daha büyük bir şok. Dolayısıyla o anlamda bakarsanız büyük bir şok ve küresel ekonomiye etkisi de tabii ciddi boyutlarda olacak.
Etki kanallarına bakacak olursak tabii birinci kanal enflasyon kanalı. Neden? Çünkü küresel emtia fiyatlarında bir ciddi artış var; özellikle enerji fiyatlarında ama sadece enerji değil. Yani petrolden, doğalgazdan üretilen birçok ürünün -gübre gibi, helyum gibi- fiyatlarında dramatik artışlar var. Fiyatlara bakarsanız Brent petrolü savaş öncesine göre %57 yukarıda, doğalgaz fiyatları Avrupa'da %44 yukarıda. Ama bazı ürünlere bakarsanız, örneğin üre gübresi %120'nin üzerinde artmış durumda veya jet yakıtına bakarsanız %130'un üzerinde bir artış var.
Birçok havayolu, birçok ülkede ciddi bir şekilde uçuşlarda kesintiye gitmeye başladı. Şimdi dolayısıyla birinci etki kanalı enflasyon. Yani küresel enflasyon yükselecek. Tabii ülkemizde de maalesef birtakım etkiler söz konusu. Birinci konu bu. Tabii enflasyon beklentilerindeki bozulma, enflasyondaki yükselmeyle birlikte dikkat ederseniz finansal koşullarda da sıkılaşma var. Amerika Birleşik Devletleri'ne bakarsanız 10 yıl vadeli, 30 yıl vadeli tahvillerin faizlerinde ciddi artış var; İngiltere'de de artış var, Avrupa Birliği'nde de artış var. Dolayısıyla bütün bunlar aslında orta-uzun vadeli finansal koşullarda da bir sıkılaşmaya işaret ediyor. Kısa vadeli faiz indirimleri büyük ihtimalle du
Küresel ekonomiye etkisi bir diğer boyutu ticaret kanalı. Çünkü tedarik zincirlerindeki bu kırılmalar, enerji arz güvenliğindeki bu sıkıntılar bazı bölgelerde ciddi bir sıkıntıya dönüşmüş durumda. Bu tabii ticareti de olumsuz etkiliyor. Nihai olarak tabii küresel bir resesyon riski var mı? Burada tabii IMF’nin biz en son Washington’a gittiğimizde Nisan toplantıları için, bahar toplantıları için bize üç tane senaryo sunulmuştu. Birinci senaryo referans senaryo, yani baz senaryo. Baz senaryoda o gün için petrol fiyatlarının 82 dolar olacağı varsayımı vardı. Çok anlamlı bir senaryo olmaktan çıktı. Aşağı yönlü dedikleri bir senaryo vardı, orada 100 dolarlık bir öngörü var; şu anda ona daha yakın
Tabii burada büyüme eğer 110 dolarlık bir ortalamada durursa petrol fiyatları, %2 veya altına inebiliyor. 100 dolarda olursa %2,5 civarına düşüyor. Baz senaryoda %3 civarı bir büyümeden bahsediliyordu. Dolayısıyla küresel büyümenin ciddi bir şekilde bugün itibariyle olumsuz etkilenme potansiyeli var. Enflasyonun tekrar %5-6 aralığına -dünya ortalama enflasyonundan bahsediyorum- yükselme riski oldukça yüksek. Finansal koşullarda bir sıkılaşma var. Özetle, geçmişe baktığınız zaman buna benzer durumlarda, yani petrol fiyatlarının %50 ve daha yüksek seyrettiği uzun süreli dönemlerde genelde küresel resesyon olmuş. Şimdi burada sıkıntı aslında savaş durmuş gibi fakat o boğazın kapalı kalması ana
Savaş beklenenden uzun sürdü. Bugünkü tıkanıklık savaş benzeri bir etki yaratıyor. Yani fiili çatışmaların durmuş olması bir şey ifade etmiyor çünkü boğaz hala kapalı. Onun kapalı olması, uzun sürmüş olması, yayılımı ve tabii bölgede bazı enerji üretim veya petrokimya üretim tesislerinde de bir miktar zarar var.