Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,Yeşilgiresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Giresun Uygulama Oteli'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programının ardından yaptığı açıklamada, bu yılki ana temalarının, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" diye isimlendirilen, Türkiye'de insan haklarının ve demokrasinin konsolide edilmesi anlamındaki önemli adımı ifade eden süreç olduğunu belirtti.
Yoğun şekilde gündemlerindeki bu süreci anlattıklarını vurgulayan Tekin, "Ben de bu vesileyle konuyla ilgili birkaç hususun altını çizmek istiyorum. Çünkü bahsettiğimiz süreç hem ekonomik hem sosyal refah düzeyinin gelişmesi açısından Türkiye'nin önündeki önemli problemlerden bir tanesi. Bu problemin çözülmesi durumunda hem bu sorun için aktarılan ekonomik kaynaklar daha rasyonel bir şekilde kullanılacak farklı alanlarda hem ülkenin tamamında milli birlik ve beraberliğin tesis edilmesi sonrasında sosyal refah, insan hakları ve demokrasi açısından bambaşka bir Türkiye ile karşı karşıya olacağız. Bu konu, Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve bizlerin
Tekin, uzun yıllar üniversitelerde akademik çalışmalar yaptığını anımsatarak, "Akademik çalışmalarımız esnasında hem yurt içinde hem yurt dışında katıldığımız akademik toplantılarda cevap vermekte en çok zorlandığımız konulardan bir tanesi, Türkiye'de demokrasinin ve insan haklarının işleyişiyle ilgiliydi. Sayın Cumhurbaşkanı'mız 2001 yılında AK Parti'yi kurarken, 'Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diye bugün dahi kullandığımız motto niteliğinde bir cümleyle yola çıkmıştı." diye konuştu.
Türkiye'de insan hakları ve demokrasi noktasında atılan adımları, yasal değişiklikleri anlatan Tekin, şöyle devam etti:
"Milli birliğin sağlanması açısından temel hak ve hürriyetler amasız, fakatsız herkes için güvence altına alındığı bir ülkede demokrasi de milli birlik de beraberlik de daha rahat şekilde sağlanacaktır. Bunu yapabilmek için aradan geçen 23-24 yıl içerisinde dönemin vesayetçi yapıları, siyasi aktörleri, sosyal iktidar odakları dahil herkesle mücadele ettik. Kürtçe insanların şarkı söyleyemediği bir Türkiye'den, devlet televizyonlarında Kürtçe kanalın olduğu, insanların kendilerini Kürtçe ifade edemedikleri bir Türkiye'den, devletin okullarında Kürtçe isteyen çocuklara Kürtçe seçmeli derslerin verildiği, Kürtçe özel kursların açılabildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığının Kürtçe bilimsel, edebi e
Geçen yıl MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin devrim niteliğindeki cesur açıklamasıyla beraber sürecin bambaşka bir boyuta eriştiğini belirten Tekin, geçen ay da Türkiye'nin medeniyet birikimine yakışmayan problemin çözümü için yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini anlattı.
Tekin, siyaset yapma gerekçelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Bu bizim, ben dahil, Sayın Cumhurbaşkanı'mız dahil bizlerin siyaset yapma gereğimiz buydu zaten. İnsanların temel hak ve hürriyetlerini güvence altına alacak, insanca, insan onuruna yakışır bir biçimde yaşayabilecekleri bir Türkiye'yi inşa etmek. Bu bizim zaten siyasette bulunma sebebimiz. Çünkü biz her şeyden önce her bir insanı özel, biricik ve değerli olarak kabul ediyoruz. Ve insan olmasından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almayı, kendimiz için neyi istiyorsak onun için de aynı hakların güvence altına alınmasını temin etmek için siyaset yapıyoruz."
Türkiye'nin bu problemi çözmesinden rahatsız olabilecek uluslararası yapılar ve onların ulus içindeki maşalarının süreci engellemek için çok çaba sarf edeceğine dikkati çeken Tekin, şöyle devam etti: