Bakan Tekin, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi 100. Yıl Kültür Merkezi'nde düzenlenen "UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu"na katıldı.
Burada konuşan Tekin, Türkiye'nin, 1949'da UNESCO Türkiye Milli Komisyonunu kurarak UNESCO süreçlerine en erken dönemde dahil olan ülkeler arasında yerini aldığını ifade etti.
Tekin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonunun kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve alanında uzman isimleri bir araya getiren katılımcı yapısıyla Türkiye'nin UNESCO ile ilişkilerinde köprü görevi üstlendiğini söyledi.
Bugün yeni dönemde görev yapacak Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerini seçmek ve gelecek dönemde gerçekleşecek çalışmalara yön vermek üzere bir araya geldiklerini hatırlatan Tekin, "UNESCO Türkiye Milli Komisyonunun katılımcı, çoğulcu ve dinamik yapısını güçlendirerek sürdürmesi, ülkemizin UNESCO nezdindeki görünürlüğünü ve etkinliğini ileri bir seviyeye taşıyacaktır." diye konuştu.
Bakan Tekin, Türkiye'nin her zaman UNESCO'nun en aktif üyelerinden biri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Semerkant'ta düzenlenen UNESCO 43. Genel Konferansı'nda UNESCO Yürütme Kuruluna üçüncü kez üst üste seçilmemiz, ülkemize duyulan güveni bir kez daha göstermiştir. Yine bu konferans kapsamında 15 Aralık tarihinin Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak ilan edilmesi, Türk dilinin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması açısından çok önemli ve anlamlı bir kazanım teşkil etmiştir. Bu kıymetli günün, UNESCO çatısı altında sembolik bir ilan olarak kalmaması, somut faaliyetlerle desteklenmesi ve uluslararası alanda daha güçlü bir görünürlük kazanması amacıyla çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz."
MEB olarak, 2023 Haziran ayından itibaren Türkçe ile Türk Dili ve Edebiyatı dersleriyle ilgili değişiklikler ve Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde yaptıkları çalışmalarla sürece katkı vermeye çaba gösterdiklerini belirten Tekin, "Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarının hayata geçirilmesinde UNESCO aracılığıyla nitelikte eğitime yapılan vurgu son derece anlamlı. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile "Çocuklar için Türk dünyası turu rehberi" hazırlama gibi bir düşünceleri olduğunu anlatarak, "Bizim öğretim programlarımızla, müfredatımızla uyumlu bir Türk dünyası tur rehberi oluşturma arzusunda idik. Onu da yine üniversitemizin öğretim üyelerinden Hülya Kasapoğlu Çengel hocamızın desteğiyle hazırladık. İnşallah eylül ayında çocuklarımızın ders kitaplarını masalara dağıtırken, ailesiyle beraber, öğretmenleriyle beraber, Türk dünyası turu yapmak isteyen öğrencilerimize, bir kültür turu rehberi olması anlamında bunu da hayata geçiriyoruz." şeklinde konuştu.
UNESCO Türkiye Milli Komisyonunun, İhtisas Komiteleri öncülüğünde kültür, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler ile bilgi ve iletişim sektörlerine yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladıklarını belirten Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kültür sektöründe devletimizin kurumlarının işbirliği ile çok önemli başarılara imza atılmıştır. Ülkemiz, 2023-2027 dönemi için UNESCO Dünya Miras Komitesi üyesidir. Ülkemizden 22 alanın kayıtlı bulunduğu Dünya Miras Listesi'ndeki alanlarımızın sayısının artırılabileceğini hepimiz biliyoruz, bunu temenni de ediyoruz. Bunun yanı sıra somut olmayan kültürel miras üzerine yürütülen çalışmalarla kültürel belleğimizin devamını sağlama gayreti içindeyiz. Ülkemiz, somut olmayan kültürel miras listelerine kaydettirdiği 32 unsur ile en çok kültürel değer kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Milli Eğitim Bakanlığı olarak kültürün ve kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarı