Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi'nde konuşan Bakan Tekin, yapay zekanın bilginin üretiminden öğrenme süreçlerine, ölçme ve değerlendirmeden eğitim yönetimine kadar geniş bir alanı yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Zirvenin temasının "Dijital Çağda İnsan Yetiştirmek: Barış Kültürü, Değerler, Kimlik ve Gelecek" olarak belirlendiğini ifade eden Tekin, yapay zeka uygulamalarının eğitim üzerindeki etkilerinin ve geleceğin maarif anlayışının hangi değerler etrafında inşa edileceğinin ele alınacağını dile getirdi.
2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlandığını hatırlatan Tekin, ülke genelinde 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmen ve yaklaşık 18 milyon öğrenciyle eğitim sürecinin sürdüğünü belirterek, öğretmenlere ve velilere teşekkür etti.
Teknolojinin tarih boyunca insanın tabiatla, üretimle ve bilgiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürdüğünü vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:
"Algoritmalar önümüze çıkan haberden dinlediğimiz müziğe kadar, kurduğumuz ilişkilerden kendimiz hakkında taşıdığımız kanaate kadar, alışveriş hayatımızdan düşüncemizi yönlendirmeye kadar her alanda var. Kişiye göre şekillenen bu akışlar insanları çoğu zaman ortak bir hakikat etrafında buluşturmak yerine, her birini kendi dar dünyasına hapsediyor.
Oysa hem demokratik hayatı hem de toplumsal barışı ayakta tutan, farklı insanların aynı meseleyi serinkanlı bir biçimde istişare edebildiği, birbirlerini dinleyip anlayabildiği o ortak zemindir. Bu zemin aşındıkça bilgimizle beraber bir arada yaşama, uzlaşma ve dayanışma kabiliyetlerimizi de kaybediyoruz. Böylece teknoloji, ekonominin ve üretimin sınırlarını aşarak algımızı, hafızamızı, dilimizi, ilişkilerimizi, en sonunda kimliğimizi etkileyen büyük bir kültürel sürece dönüşüyor."
Bakan Tekin, teknoloji ve yapay zeka dönüşümüyle ortaya çıkan insan onuru ve etik meselesine dikkati çekerek, insanı koruyacak zemini hep birlikte inşa etmek zorunda olduklarının altını çizdi.
Dijital platformlar ve algoritmaların çocukların gördüğü, takip ettiği ve zaman ayırdığı içerikler üzerinde etkili olduğunu belirten Tekin, "Kendi dilini, kültürünü, eğitim anlayışını, aile ve toplumsal yapısını dijital dünyada var edemeyen topluluk, evlatlarının zihinsel ve kültürel gelişimi üzerinde söz söyleme hakkını, yönlendirme hakkını yapay zekaya ve algoritmalara bırakmış demektir. Önümüzdeki asıl mesele, teknolojinin taşıdığı bu büyük riski ve etkiyi kendi insan ve medeniyet tasavvurumuz doğrultusunda yönetebilmektedir.
Biz bu mesele karşısında çağı reddeden bir inzivayı da ona teslim olan bir edilgenliği de tercih etmemeliyiz. Çağın en ileri teknolojilerini cesaretle kucaklamalıyız. Fakat onların, evladımızın ruhunu yazan kalem haline gelmesine rıza göstermemeliyiz. Bilmeliyiz ki bir milletin asıl kudreti, sahip olduğu teknolojik imkanları elinde tutan nesillerin gönüllerindeki pusulada gizlidir." diye konuştu.
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğretim programlarının bu anlayışla yenilendiğini, çocukların dünyayla bağını koparmadan kendi kimlikleriyle ilişki kurabilecekleri bir eğitim zemini oluşturmaya çalıştıklarını kaydetti.