Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenen Uluslararası Operatif Değirmenciler Birliği (IAOM) Avrasya Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkinin stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 yıl önce 1 milyar dolar civarında olduğunu anımsatan Yumaklı, "Bugün bu rakam üç katına çıkarak 3 milyar doları aşmıştır. 5 milyar dolarlık ticaret hedefine de kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum" ifadesini kullandı.
Yumaklı, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisine dikkati çekerek, "Türkiye olarak geçtiğimiz sezonlarda bunu çok yakından yaşadık. Geçen yıl kuraklık ve zirai don nedeniyle hububat üretimimiz ciddi bir düşüş yaşadı. Bu yıl ise bereketli yağışlarla birlikte, buğdayda 24,5 milyon ton, arpada ise 10 milyon tonla, yeni bir üretim rekoru bekliyoruz. Bu rakamlar, geçen yıla göre yüzde 44 artış anlamına geliyor. İki üretim sezonu arasındaki bu büyük fark, iklimin tarım üzerindeki etkisinin ne kadar sert ve öngörülemez olabileceğini açıkça ortaya koyuyor" değerlendirmesinde bulundu.
Üretimdeki dalgalanmalara karşı devlet olarak üreticinin yanında durduklarının altını çizen Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bu yıl ülke genelindeki yüzlerce alım merkezinde 12,3 milyon ton hububat aldığını aktardı.
Yumaklı, bu miktarın TMO tarihinin en yüksek alımı olduğunu belirterek, TMO'nun devir stokları ve bu yıl gerçekleştirdiği yüksek miktardaki alımlarla elinde şimdiye kadarki en yüksek hububat stokunu bulundurduğunu kaydetti.
TMO'da güncel olarak 17,5 milyon ton hububat stoklandığına işaret eden Yumaklı, güçlü hasadın tek başına gıda arz güvenliği için yeterli olmadığını dile getirdi.
Yumaklı, iklimin bugün verdiğini yarın geri alabileceğine dikkati çekerek, bu nedenle su kaynaklarını verimli kullanan, kuraklığa dayanıklı çeşitleri yaygınlaştıran ve planlı üretimi esas alan bir tarım politikası izlediklerini anlattı.
Kriz dönemlerine karşı stok ve depolama kapasitesinin de güçlendirildiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübelerini kardeş ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu kaydetti.
Yumaklı, gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmadığını, ürünün tarladan değirmene, değirmenden sofraya kesintisiz şekilde ulaşması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin 2005'ten bu yana dünya un ihracatında birinciliğini koruduğunu belirten Yumaklı, makarna ihracatında ise dünya ikincisi olduğunu söyledi.