Osmanlı döneminden itibaren Balkanlar'da kök salan Türk kültürü, aradan geçen yüzyıllara rağmen dil, edebiyat, tiyatro, musiki ve geleneksel sanatlar başta olmak üzere hayatın farklı alanlarında varlığını sürdürürken, bölgedeki Türk toplulukları kültürel miraslarını gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.
Balkanlar'daki Türk varlığının önemli merkezlerinden Prizren'de de kültür ve sanat faaliyetleri, yalnızca geçmişten devralınan bir mirasın korunmasına değil, Türkçenin, edebiyatın ve kültürel kimliğin canlı tutulmasına katkı sağlıyor.
TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Balkanlar'ın Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve TÜRKSOY'un bölgedeki faaliyetlerini artırarak sürdüreceğini söyledi.
Bölgenin özellikle kültür ve sanat alanında güçlü bir birikime sahip olduğuna dikkati çeken Yusuf, Prizren'in bu açıdan kendine özgü bir konumunun bulunduğunu dile getirdi.
Yusuf, bölgenin bir kültür ocağı olduğunu vurgulayarak, "Bunu 30-35 senedir kendi hayatımda görüyorum. Öncesini de biliyorum. Burada sokakta karşılaşacağınız herhangi bir Türk ya şairdir ya roman yazarıdır ya tiyatrocudur ya da ressamdır. Yani burada hayatını boş geçiren hemen hemen hiç kimse yok." dedi.
Prizren'in okuma kültürü ve Türkçenin yaşatılması bakımından da örnek bir şehir olduğuna işaret eden Yusuf, çocukların ve gençlerin kültür-sanat faaliyetlerine gösterdiği ilginin geleceğe dair güven verdiğini dile getirdi.
Sayit Yusuf, Balkanlar'ın Türk kültürü ve medeniyetinin yaşadığı geniş coğrafyanın önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Aynen Kafkasya gibi, Orta Asya, Türkistan, Kuzey Türklüğü, Güney Türklüğü gibi Türkçenin konuşulduğu her yer kalptir. Yani büyük bir medeniyet buralarda yaşıyor. Bunlardan bir tanesine bir zarar gelse bu beden büyük zarar görür. Dolayısıyla Balkanlar çok önemli merkezdir, Türk dünyasının vazgeçilmezidir."
Balkanlar'daki kültür-sanat çalışmalarının yalnızca birer etkinlik veya profesyonel faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yusuf, tiyatrodan edebiyata, sahne sanatlarından diğer kültürel faaliyetlere kadar ortaya konulan bütün çalışmaların ortak bir amaca hizmet ettiğini söyledi.
Bölgedeki sanatçıların ve kültür insanlarının çalışmalarında Türk kültürünü ve kimliğini yaşatma kaygısının önemli bir yer tuttuğunu belirten Yusuf, şöyle devam etti: