Türk teknoloji şirketi Baykar, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki TBMM ve NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello De Vasconcellos başkanlığındaki NATO Parlamenter Asamblesi heyetini Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde ağırladı.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın rehberliğinde gerçekleştirilen saha ziyaretinde, şirketin faaliyetleri, savunma teknolojileri alanındaki çalışmaları ve yenilikçi projeleri hakkında sunum yapıldı.
Bayraktar sunumunda, KIZILELMA'nın yaptığı şeyin, 20 yıl önce Kasparov'u yenen makinenin yaptığına benzetilebileceğini söyledi.
Kasparov büyük bir satranç ustası olduğuna ve belki bu seviyeye gelmek için 40 yıl çalıştığına işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu:
"Ama buzdolabı büyüklüğünde bir makine Kasparov'u yendi. O günden sonra artık cep telefonum bile Kasparov'u yenebiliyor. Yani o karşılaşmanın artık bir anlamı yok. Burada hava aracının içinde insan yok. Pilotlu bir savaş uçağının yapabildiği her şeyi yapabiliyor, hatta daha fazlasını, çünkü insan unsuruna sahip değil. Ve çok daha ucuz. Bu, Kasparov'a karşı makineyle oynanan bir satranç maçı gibi. Eğitim süresine ihtiyacımız yok. Bir pilotu savaş pilotu yapmak için belki 10 yıl eğitmeniz gerekir. Ayrıca kaybedecek çok şeyi vardır, bir ailesi vardır. İnsan unsuru gerçekte en maliyetli kalemdir."
Bayraktar, ziyaretçilerin, "İnsansız savaş uçağı hakkında biraz daha detay verebilir misiniz? Bugün pilotlu savaş uçaklarıyla nasıl kıyaslanıyor? Çünkü hava kuvvetlerinin büyük çoğunluğu için henüz bir seçenek olarak görülmüyor. Hava Kuvvetleri için bir seçenek haline gelmesinin ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?" sorularına karşılık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Savaşa, hazırlıklara, dünyadaki ordulara, kurumlara baktığınızda, geçen sefer ne olduysa ona hazırlanırlar. Ama bir dahaki sefer ne olacağına hazırlanmanız gerekir. Kimse Bayraktar TB2'nin başarısını önceden göremedi. Hiç kimse. Sonra kimse FPV'lerin başarısını da göremedi. Hiç kimse. Ne askeri analistler, ne üst düzey subaylar. Değişimi yönlendirenler, ancak onu kontrol edenlerdir. Şimdi, bilirsiniz, son Top Gun filmi neydi? Yine insanın gücünün makineyi yeneceğiydi. Hayır, öyle değil, çünkü makine bunu yapıyor. Bir canavar gibi.
İşte burada, onlar geleceğin oyun değiştiricileri ve onları, örneğin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ya da altıncı nesil uçaklarla kıyaslamamalıyız. Onlar yedinci nesil değil, bir neslin insansız savaş uçağı da değiller. Bunlar farklı bir tür. Bunlar robotlar. Bazı ülkeler, örneğin ABD, altıncı nesil savaş uçağından bahsediyor. Bu pilotlu bir platform. Bu ise insansız bir platform, bir neslinin olmadığı bir platform. Bu bir robot. Bir canavar. Çok tehlikeli. Ucuz. Onu eğitebilirsiniz. Tüm jet uçuşlarının yüzde 90'ı nedir? Eğitim uçuşları. Yani 10 uçağınız varsa, hayatları boyunca dokuzu eğitim için kullanılıyor. Elinizde sadece bir tane savaşacak uçak kalıyor. Burada ise eğitime g
"Önleme konusunda yetkinliklerinizi nerede görüyorsunuz ve ülkenize saldıran insansız hava araçlarını önleme pazarının gelişimini nasıl görüyorsunuz?" sorusuna karşılık Selçuk Bayraktar, şunları kaydetti:
"Bu çok önemli bir soru. Önleme çok daha zor, özellikle ucuz kamikaze insansız hava araçlarını önlemek. Ve ekonomik açıdan önleme tarafı çok dezavantajlı. Önleme her zaman çok daha maliyetli olacaktır. Son saldırılara bakın, örneğin Rusya-Ukrayna savaşına, bazen 1000 adet gönderiyorlar. Bunu önlemek çoğu zaman çok daha maliyetli oluyor. Hepsini önleyemezsiniz. Her zaman bir doygunluk sınırı vardır. Peki burada nereye geliyoruz? Ya her iki taraf için de tam bir yıkım, ya da savaşı bırakmak. Ve bence anlamamız gereken şu: yıkımın sonu yok.