Belçika'da mahkeme, Gazze'ye ilişkin emsal teşkil edecek bir karara imza attı.
Brüksel Temyiz Mahkemesi, 16 Mart'ta ilk derece mahkemesinin reddettiği davayı tersine çevirerek, devletlerin soykırımı önleme yükümlülüklerinin yargı denetimine tabi olabileceğine hükmetti.
Mahkeme, Belçika'nın uluslararası hukuk kapsamında soykırımı önleme yükümlülüklerinin yargı denetimine tabi olduğuna karar verirken, devletin bu yükümlülükleri zamanında ve yeterli şekilde yerine getirmediğine işaret etti.
Davayı başlatan "Droit pour Gaza" girişimi üyesi, Brüksel Özgür Üniversitesi hukuk profesörü ve Ceza Hukuku Araştırma Merkezi Direktörü Damien Scalia, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede kararın önemine dikkati çekerek, süreçle ilgili bilgi verdi.
Scalia, "Bu davayı kazandığımız için çok mutluyuz çünkü bunun, Avrupa'da hatta belki dünyada ilk kez bir devletin uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği için sorumlu tutulduğu bir durum olduğunu düşünüyoruz. Bu, Soykırım Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmeleri, yani insancıl hukukla bağlantılı yükümlülükler anlamına geliyor. Bu nedenle çok ama çok mutluyuz." diye konuştu.
Kararın ardından gözlerin mahkemenin belirleyeceği somut tedbirlere çevrildiğini belirten Scalia, Belçika'nın bundan sonraki süreçte uluslararası yükümlülüklerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Şimdi beklediğimiz şey, Belçika'nın yükümlülüklerine uyması. Öncelikle, İsrail ordusunun işlediği soykırım, insanlığa karşı suçlar ya da savaş suçlarına ortak olmaması ve mahkeme kararına uyması gerekiyor."
Scalia, mahkemenin mevcut aşamada Belçika'nın yükümlülüklerini ihlal ettiğini kabul ettiğini aktararak "Şu an için hakim, Belçika'nın uluslararası yükümlülüklerine uymadığı için sorumlu olduğunu söyledi. Bu ilk önemli nokta. Şimdi ise hakimden atılması gereken somut önlemlerin neler olduğunu bildirmesini bekliyoruz." dedi.
Alınması beklenen önlemlerin başında askeri ve çift kullanımlı ürünlerin geçişinin engellenmesinin geldiğini belirten Scalia, "Bu da, Belçika topraklarından, hava sahasından ve kara yoluyla askeri ya da çift kullanımlı olabilecek malların geçişinin durdurulması anlamına geliyor. Beklentimiz bu." diye konuştu.
Mahkemenin henüz doğrudan "soykırım" tespiti yapmadığını ancak riskin varlığına bağlı yükümlülüğü kabul ettiğini belirten Scalia, "Hakim, bir soykırım riski olduğu için bir yükümlülük bulunduğunu açıkladı. Ancak şu an için soykırımı tanımadı. Bunu da bekliyoruz ama bence ulusal hakim, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını bekleyecektir." değerlendirmesinde bulundu.